T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri :: Başlığı Görüntüle - Şiir köşesi
T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri
Site içi Arama
Şiir köşesi
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri Forum Ana Sayfası -> Genel
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
bugday
1500 Dekar Arazi
1500 Dekar Arazi
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 153

MesajTarih: Prş Mar 08, 2007 1:47 pm    Mesaj konusu: Şiir köşesi Alıntıyla Cevap Ver

Merhaba bir ara şiirler yazılıyordu bizlerde katılıyorduk zevkle.Yokmu şiir seve? lamba
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
REKLAM BOTU

Bu Site Google Adsense ile Gelir Elde Ediyor.Destek icin Reklamlari Ziyaret Ediniz







Tarih: Google Reklamları Veya Bireysel Reklamlar    Mesaj konusu: Sizde Bu Alana Reklam Verebilirsiniz !



Başa dön
@more_mio
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 353

MesajTarih: Prş Mar 08, 2007 2:16 pm    Mesaj konusu: Re: Şiir köşesi Alıntıyla Cevap Ver

acılış benden olsun
İMKANSIZ AŞK

Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız

Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi

Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, geceler zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız

Ümit Yaşar OĞUZCAN

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
THELOVEMAN
Forum Admin
Forum Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 293

MesajTarih: Prş Mar 08, 2007 3:26 pm    Mesaj konusu: Re: Şiir köşesi Alıntıyla Cevap Ver

ben severim adminim katılırım hemde ne katılmak.. ;) yüreğine sağlık nolovelust..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
melintos
Teknisyen
Teknisyen
$username

Kayıt: Dec 20, 2006
Mesajlar: 361

MesajTarih: Prş Mar 08, 2007 3:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bekleyeceğim......?


Bekliyorum...
Yar gelir diye bu gece
Bekleyeceğim....
Saatler 24.00 göstersede
Sabaha çok var daha
Bekleyeceğim...
Yar söz verdi bana
O hiç geç kalmazdı bu kadar
Bekleyeceğim...
Onu her zamankindan daha
Arzulayarak ve özleyerek
Bekleyeceğim...
Sabaha kadar ben onu
Bir sabahlık değil bir ömür
Bekleyeceğim...
Bensiz yapamaz bilirim
Ben onsuz asla
O bilir beni onu nasıl sevdiğimi
Bekleyeceğim...
Güneşin ışığı sönene kadar
Karbeyaz siyah olana kadar
Bekleyeceğim..
Ferha’tın şirini'ni leylanın mecnu’nunu
Beklediği gibi bekleyeceğim.
Bekleyeceğim...
Ben onu tüm benliğimle
Tüm arzularımla içime alarak
Hangi vicdansızlar çıkaracaksa
Onu benden ! Onlarıda
Bekleyeceğim...
Hani toprak bir yudum suya
Hasret kaldığı zaman yağmuru
Bekler...
Hani bir insan susayınca bir yudum
Su içince yüreğine bir şeyler olur.
Bende seni öyle bekleyeceğim
BEKLE BİTANEM......?



melintos kendi şiirim acizane

_________________
Allah cc gülleri yakanızı bırakmasın
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
songulacar
1 Dekar Arazi
1 Dekar Arazi
$username

Kayıt: Jan 02, 2007
Mesajlar: 1

MesajTarih: Prş Mar 08, 2007 4:20 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Böyle anlamlı birgünde ben de birşiir göndermek istedim. Buradan bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum.


MAVİ VE KADIN


Sonsuz
Umutlarında
Dinmeyen mavi sızı
Avuclarına doluyor bak
Yaşamın alın yazgısı
Beyaz gelincik düşlerinde
Sinende uyur nazı
Elem büyüten adın
Zambak gülüşlerin ıslak
Gezindigin daracık sokak
Ufka bakan kadın

Akasyalar çiçek acar
Cok uzaklarda olsada rüyaların
Parmak uclarınla dokun
Yaşamın sırlarına
Mavi nil kıvrılarak akar
Kartallar yüksekten ucar
Masmavi umutlarında
Sessiz cığlıklar atar
Vicdanın kanayan izlerinde adın
Hüznü büyüten kadın...

Karanlıkla gelen
Güne dolan acıların
İhanet keskin bir kılınç
Alısmış yüregine
Acı vermiyor
Ateş yudumluyan kadın...

Oysa bedel
Agır bir yük
Cemre düşermi güz yapraklarına
Aşkına nezaket arayan
Saf gözyaslarını
Hayatın sayfalarına bırak
Elem besleyen kadın
Ömür yükün omuzlarında
Gücün yüreginde
Yaşam merdivenlerini
Acılarıyla yalnız cıkar
Tek başına
Hüznü ögüten kadın...


FATİMA HUMEYRA KAVAK
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
kabartay
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisi
$username

Kayıt: Dec 22, 2006
Mesajlar: 97

MesajTarih: Sal May 01, 2007 9:29 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

arkadaşlar müsade varmı bi iki nağme döktiriyim... Crying or Very sad
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
kabartay
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisi
$username

Kayıt: Dec 22, 2006
Mesajlar: 97

MesajTarih: Sal May 01, 2007 9:30 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

KıRqınLıqıM aSk'a...!
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...
Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olamadım gurursuz
ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkânsız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi
isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni,
hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı...
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım
anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum...
Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye
çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım
falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş
itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil...
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,
dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi
ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş
gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana...
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,
gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin ki?
Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...
Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım... Ayak uyduramadım
yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın;
dokunuşlarında kendini bulan... Ama! En çok da imkânsızın oldum...
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin,
üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da
sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum...
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan
bir anı oldum... Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken
belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?
Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan
ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,
öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların
sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı,
suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor...
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
kabartay
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisi
$username

Kayıt: Dec 22, 2006
Mesajlar: 97

MesajTarih: Sal May 01, 2007 9:31 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Öldürecektim seni bende
Kendimde o gücü bulabilseydim eğer...
Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!!
Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda...
”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri...

Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım....

Başarabilseydim incitecektim seni...
incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle...

Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip...
Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları...

Kıracaktım seni binbir parçaya ayırana kadar...

Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını..

Ama ben seni incitmeye de kıyamadım...

Elimden gelseydi unutacaktım seni...
Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını..
Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;
ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime...
Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diyeama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde..
Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın..

“Sözümü tutacağım ,adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken...

Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım...

Ne kadar çabuk geldi ayrılık...

Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,
daha doğrusu ayak uyduramamaya...
Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu...
Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım...
Kaçar gibi veda ettin...
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!

Öldürecektim seni...
İncitecektim seni...
Unutacaktım seni....

Ama lanet olsun!!!

Kı..ya..ma..dım..!

Oysa ben seni sevmelere doyamadım..!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
kabartay
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisi
$username

Kayıt: Dec 22, 2006
Mesajlar: 97

MesajTarih: Sal May 01, 2007 9:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENiN !

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan \"Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?\" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.

İki ucu keskin bıçaktır bu işin...

Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman...

Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, \"Ama senin için şunu yaptım\" derken o, \"şunu yapmadın\" diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.

Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. \"Peki o ne yaptı\" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?

Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. \"Acılara tutunarak\" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana...

Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası...

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. \"Yürek sesi ne?\" bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu...

Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
ESN322
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisi
$username

Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 456
Nereden: KONYA

MesajTarih: Sal May 01, 2007 10:08 am    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Ver

doğduğum gün dü .

tenime ilk dokunan bir su damlasıydı.
ikinci dokunan; ikinci su damkası.
üçüncü dokunan mı diyorsun.
inan ki üçüncü su damlası.
yok be, hala ısrardamısın.
SEN BANA SON DOKUNAN OLACAKSIN.

_________________
gez dünyayı gör konyayı
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri Forum Ana Sayfası -> Genel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
1. sayfa (Toplam 6 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


php Tabanlıdır phpBB © 2001, 2002 phpBB Group · phpBB
3 Tema Karışımı Bir Üründür Edit By Webmaster andyou
Türkçe Çeviri: Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu & Selim Şumlu


  ANASAYFA| DOSYA EKLE| SiTE KURALLARI| KAYITOL |LiNK EKLE | iLETiSiM | Forum Tags Sitemap  Haberler     Tarim.gen.tr  Ziraatci.com  TarimsalHaber Tarimilan  TarimFirmalari   Tar-gel   Tarimsalbilgi     TarimSiteleri  TÜSEDAD BAHCESEL Bartin İNFO PHPTURK Tarimsal.com

Sayfa.com

Sitemiz PHP-Nuke (© 2005) Tabanlidir. PHP-Nuke GPL Lisansli Bir Yazilimdir Copyright © 2007 By andyou