arkadaşlar bir kısım illerde 4 b liler il merkezlerinde bir kısmı köylerde bir kısmı ilçelerde her ilçe müdürü il müdürü kendine göre uygulama yapıyor. kimisi ezilliyor kimisi yaşıyor. zaten eskiden denenmiş bu köy grubları onlar tekrar lağvedilmiş nereye gidecek bu türkiye ne olacak bu 4 bl ilerin hali. .....
ARKADAŞLAR KÖYDE İKAMETİN KALKMASINDAN YANA BİR TARAF OLARAK ŞUNUDA BELİRTMEKTE YARAR GÖRÜYORUM...
UYGULAMA ESASLAR MADDE 10/ 2 / b BENDİ DERKİ:
a) Sözleşmeli personel, sorumlu oldukları çalışma bölgesindeki belde/köylerde ikamet etmek zorundadır.
eğer sözleşmede yazmıyor diyorsanız mühendisler için olna sözleşme örneğinin 17.maddesini iyi okuyun ve yorumlayın. yani özetle diyorki sözleşmede yazmasa bilke uygulama esasları geçerlidir...yani üstte yazdığım madde...
_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
kardeişim daha önce de belirttiğim gibi bütün devlet memurları esasen çalıştıkları yerde oturmak, ikamet etmek zorundadır. Bunun sözleşmelisi kadrolusu yoktur. Ama her ne hikmetse bakanlık bize gelince bu ikamet konusu üzerinde anlamsız bir inatla köyde ikamet diyor bunu anlayamıyoruz. Öğretmen kalmaz. ebe kalmaz, doktor kalmaz, hatta ilçede çalışanlar ilden, komşu ilçelerden hatta komşu ilden gidiş geliş yapar onlara zorlama yok. işte bu ikinci sınıflık uygulamaya isyan ediyoruz...
_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir! Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Kayıt: Mar 25, 2008 Mesajlar: 5 Nereden: kırıkkale
Tarih: Prş Mar 27, 2008 9:46 pm Mesaj konusu: Re: hep beraber
Sizlere katılmamak mümkün değil ancak şunuda ilmek gerekir. sizlerin beğenmediği o köylerde bizlerde yaşıyoruz. sizlerin ne kadar yaşama hakkı varsa bizlerinde insan olarak okadar yaşama hakkı var. sizler eğitim almışsınız ve bir meslek edinmişsiniz. bizlerin çocuklarınında eğitim alma ve çalışma hakkı var. sizler müzdaripsiniz, dert yanıyorsunuz, neden?
bizlerinde yakındığı dert yandığı şeyler aynı değilmi? köyleri kalkındırsalar, çiftçiye ve tarıma yeterli desteği sağlasalar, bizlerde sizler için kaloriferli lüks konutlar hazırlasak, köyümüzde sizlere her türlü sosyal imkanı sunabilsek acaba sizler köyden kente gitmek istermisiniz?
bizlerde köyden kente gitmek istiyoruz, sosyal yaşantıyı sizler kadar arzu ediyoruz peki bizim günahımız nedir? çiftçi olmak köylü olmakmı?
ATATÜRK'ÜN EKONOMİ MÜCİZESİ ADLI KİTABI OKUMANIZI VE KİTABIN İÇERİSİNDE BULUNAN İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ PROJESİNİ İNCELEMENİZİ İSTERİM. bu tür köyler olsa tüm kentlerdeki meslek gurupları gelip köylerde çalışmak ve ikamet etmek istemezmi?
bu gün 657 sayılı devlet memurları kanunu mülki hudutlar içerisinde tüm memurlara ikameti zorunlu kılmış, gelin görün ki köylerde ne öğretmen kaldı, ne doktor, ne ebe, ne de hemşire çalışmak için keyfekeder sabah gelinip öğleyin köyden uzaklaşıyorlar, memurlarla köylü kaynaşamıyor bile, adamı olan tayin olup gidiyor, bir daha yerine atama bile yapılmıyor, derken arkasından okullar kapatılıyor, çünkü devlet orayı terk edince köylüde terk ediyor. şikayet etsen kimi kime şikayet ediyorsun, herkes aynı işi kanunsuz olarak yapıyor,
PEKİ BU ÜLKEDE KANUNLARIN UYGULAMASINI KİM TAKİP EDECEK, AMİR SUÇLU MEMUR SUÇLU HEPSİ BİR BİRİNİ KORURSA DÜZEN NASIL SAĞLANACAK. BÜYÜK ŞEHİRDE İKİNCİ ÜÇÜNCÜ İŞLERDE GAYRİ RESMİ ÇALIŞAN MEMURLAR, DÖNER SERMAYE İLE NEMALANANLAR SÖZ LAFA GELİNÇE YAPMADIKLARI ASLİ İŞLERİNDEN YETERLİ ÜCRET ALMIYORUZ AÇIZ DİYE EYLEMBİLE YAPABİLİYORLAR. BURADA Kİ ÇİFTE STANDARTI KİM GÖRÜP NASIL DÜZELTECEK
evet sizlerde ilçe merkezindeki ilçe tarımda veya il tarımdaki çalışanlar gibi masa başı çalışacak, araziye bile çıkmayacaksanız devlet sizlere niye ücret ödeyip size kadro açsın ki . zaten mevcut olanlar bu şekilde fazla bile geliyor.
davanızda haklısınız, ancak çözüm kaçmak değil çözüm sorunlara dikkat çekerek köylerimizi halkın insanca yaşayacağı yerler haline getirebilmek için çaba sarf etmek. gerçek sorunları göz önüne sermek. ha sizlerde giderseniz gidin ne yapalım şimdilik jandarmamız var devlet olarak bir o kaldı yanımızda. onlarında evlatları var bakarsınız bir gün onlarda gider, arkasından bizde gideriz. derken birileri gelip buralara sahip olup ben devlet kurdum derse kimse gocunmasın.
vatan severlik internette e-mail atmakla olmuyor, nutuk atmakla olmuyor, halkına ve toprağına sahip olmazsan hiç bir yer senin olmuyor.
arkadaşlar herkes vicdanı doğrultusunda hareket etsin bizler bu önemli görevin hakkını verelim bizlerdeki mevcut bilgileri köyde yaşayan vatandaşlara en iyi şekilde sunalım gelecek için umutlarınızı yitirmeyin herkese görevinde başarılar
valla herkes sayın köprüköy gibi olsa keşke ama nerdeeee. köye gidiyoruz adamlar yani köylüler yüzümüze bile bakmıyor. Toplantı yapıp bir şeyler anlatacaz gelen yok zorla kolundan tutup getiriyoz. adamların tarlalarına biyolojik mücadele kapsamında faydalı böcek salımı yapıyoz geliyor siz ne yapıyorsunuz ne ediyorsunuz bu nedir diye sormuyor bile sadece tek sorduğu desteklemeler ne zaman verilecek diye soruyor ve çekip gidiyor.Bu mudur? yani bizim de çocuklarımız var ne için yaşıyoruz gelip oralarda onlara iyi bir gelecek iyi bir hayat standartı için tamam bu orada yaşayanların da hakkı onlar orada doğdu diye suçlu mu? Değil tabiki ama orası onun vatanı yurdu memleketi biz ne kadar beğenmesekte onların altın kafesi. bir çiftçimizle sohbet ederken sordu bunca zamandır işte bir yıldır burdasın burası mı güzel yoksa sizin oralar mı diye yanındaki hemen cevabı yapıştırdı senin ki de soru mu diye tabiki herkesin memleketi gibisi var mı dedi. Ama biz bu memleketin neresi olursa olsun her yeri bizim vatanımız diyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sadece bizler çakılı tainleriz korkmayın öyle yeni bir hak tanınmazsa bir yere de gidemeyiz. Fakat şansımız varsa mesela çocuklarımıza daha iyi bir eğitim ve daha iyi bir gelecek hazırlamak bizim de hakkımız bizler ilçelerde masa başında oturmak istemiyoruz. En azından ben kendi adıma böyle düşünüyorum. Fakat git gel yapabileceksekte ilçeden yada ilden diğer memurlar gibi gidiş geliş yapmak istiyoruz. Bu da bizlerin en doğal hakkıdır diye düşünüyorum. Çok samimi bir şekilde istiyorum ve arzuluyorum köyde oturmayı inanın buna bir evim olsa bir kaç inek yada koyun keçi baksak tarla ekip biçsek. Ama köyde internette olsa maaşımızda iyi olsa mesala canım sıkıldımı ile ilçeye gidebilsem köydaki eğitimle il ve ilçelerdeki eğitim seviyesi aynı olsa, sinemaya tiyatroya gidebilsek ama nerdeeeee . Bir defa hanımlarımız (en azından evli olanlar için bekarlar belki gönlünü köyde kaptırır.) inek bakmasını bilmez köyü sevmez v.s. Bunlar olabilse neden köyde kalmayalım. Birde evli olanların eşlerinin iş durumu var. Bazılarının köyde çalışma alanı sahası yok yani mecbur en azından ilçede olması gerekiyor. Peki bu arkadaşlar ne yapacak yani bekar olanlar evleneceği kişiyi ona göre seçer şartları ortaya koyar kabul görürse allahın emriyle olur. Ama evli olan eşinden mi vazgeçsin yani. Bizler yani eşitlik ve adalet istiyoruz sadece o kadar sayın köprüköy. Düşünün ki sizin gibi çiftçi yan köyde devlet ona her türlü deslemesini veriyor. Onun ödemelerini zamanında ve düzenli yapıyor. Ona sana verdiğinden daha çok hak ve özgürlük veriyor. Senin de ondan daha çok verim almanı bekliyor. Falan filan işte bu örnekler çoğaltılabilir. Böyle bir durumda siz ne hissedersiniz yada ne düşünürsünüz merak ediyorum. Şunu unutmamak gerekir! ADALETİN OLMADIĞI HİÇ BİR YERDE DÜZEN, İNTİZAM, HUZUR VE VERİM OLMAZ. Bunu unutmayın lütfen.SAYGILARIMLA
Tarih: Cum Mar 28, 2008 9:54 am Mesaj konusu: evet hepiniz haklısınız
merhaba arkadaşlar,
çoğunuz bilirsiniz belki ama önemli olan hatırlamaktır:
Nasreddin hoca bir gün evinde otururken bir adam çıkagelir ve felan kişiden davacıyım der konuyu anlatır
hoca da dinler ve HAKLISIN der.
Akabinde diğer adam gelir ve anlatır ona da HAKLISIN der.
Tabi bu konuşmaları duyan hanımı adamlar gidince ; Hoca sen naptın böyle 1. adama haklısın dedin ama 2. adamada haklısın dedin?
Hoca eşine yönelerek hanım SENDE HAKLISIN der.
Sevgili meslektaşlarım (4B) sizlerin ne kadar haklı olduğunuzu ve hakkınızı en kısa zaman da almak hakkına sahip olduğunuzu biz TOÇBİRSEN olarak çok iyi biliyoruz(inanıyoruz) ve çalışıyoruz. İnanmak ve çalışmak başarıyı getirir eğer destek de varsa başarı en yakın zamanda gelir. Yazmış olduğum ToçBirSen Genel Başkanı Günay KAYA Tekidağ da başlıklı forum konusunda detaylarıyla sizler için yapılan çalışmaları yazdım lütfen okuyunuz.
Bizde biliyoruz ki; köy halkı cüzzamlı değil ve bizlerde köylüyüz!!! Tabi ki köy halkının hizmete sevgiye saygıya ve hertürlü vatandaşlık hakkına sahip olması gerekir. Köy halkı hertürlü hizmete layıktır ve önceliklidir!
Ama şuda varki başkalarına hak verirken birilerine de haksızlık yapılması haklı bir uygulama değildir!!!!
evli arkadaşların aile hayatını sekteye uğratmak hatta aile hayatının son bulmasına kadar varabilecek sorunları doğurmak veya bekar arkadaşların ömrü boyunca taaki kısmet olruda köyden çıkana kadar yada köyden evlenene kadar bekar kalmasını zorunlu kılmak bir devlet uygulaması olmamalıdır!OLAMAZ DA!!!
Maalesef siz sözleşmeli arkadaşlara maliye bakanlığından alıntı(devşirme dahi değil) TİP SÖZLEŞME imzalattırılmaktadır. ve sizlerinde seçme ve itiraz etme veya maddeleri değiştirme hakkı elinizden alınmıştır.Biz demokratik bir insan topluluğunun olması ve de artması gerekliliğine inanırken bürokrasi ezilmiş büzülmüş ve sessiz çoğunluk var etme peşindedir!!!
Var olan bir gerçek daha var ki trakya da bir köy ile doğuda bir köy ve yaşam imkanı aynı değildir.bir dağ köyü ile bir ova köyü aynı değildir...vs. İşte biz buna da karşıyız!!!
ToçBirSen derki;
En önceliğimiz derhal meslektaşlarımıza KADROLARI VERİLSİN!!!
Ama yok vermeyiz deniliyorsa da;
Meslektaşlarımızın hakları aynı statüdeki meslektaşlarımızın haklarıyla eşitlensin!
Tip sözleşme değilde bölgesel ve kurumsal sözleşme yapılsın! Ve sözleşme süresi 3-5-10 yıllık gibi makul zamanlara yayılsın!
İkamet zorunluluğu kaldırılsın!
Klinik açma hakkı verilsin!
Performans uygulamasının maaşlara olan etkisi giderilsin, makul kriterlere dönüştürülsün!
Maaş ek mesai ve diğer ek ödemeler hakkıyla verilsin!
Görevde yükselme ve imza yetkisi sağlansın!
ve daha sayamkla bitiremeyeceğimiz taleplerimiz!!!
[b] Arkadaşlar TOÇBİRSEN sizler için hukuki yollarıda kullanmaktadır!!!
bizi izlemeye ve desteklemeye devam edin....
Saygılarımla....
ToçBirSen derki;
En önceliğimiz derhal meslektaşlarımıza KADROLARI VERİLSİN!!!
Ama yok vermeyiz deniliyorsa da;
Meslektaşlarımızın hakları aynı statüdeki meslektaşlarımızın haklarıyla eşitlensin!
Tip sözleşme değilde bölgesel ve kurumsal sözleşme yapılsın! Ve sözleşme süresi 3-5-10 yıllık gibi makul zamanlara yayılsın!
İkamet zorunluluğu kaldırılsın!
Klinik açma hakkı verilsin!
Performans uygulamasının maaşlara olan etkisi giderilsin, makul kriterlere dönüştürülsün!
Maaş ek mesai ve diğer ek ödemeler hakkıyla verilsin!
Görevde yükselme ve imza yetkisi sağlansın!
Sayın ToçBirSen bu yazdıklarınız hepimizin en kısa zamanda gerçekleşmesini istediğimiz olanaklardır. Evimizden ve eşimizde 1,5 yıldır ayrıyız. İnşallah en kısa zamanda çözüm bulunur.
Tarih: Cum Mar 28, 2008 7:35 pm Mesaj konusu: ikamet
umarım bu yazacaklarım ilginizi çeker...
kadro verilmesi, 4/b lilerin ilçe md.lüklerine çekilmesi,- tayin vs. den önce bakanlığımızın yapacağı en akıllıca,en mantıklıca bir iş var. inanın bunu yaparsa eğer görülecek ki tüm 4/b liler rahat bir nefes alacak, daha bir iç huzuruyla çalışacak. köyde ikamet zorunluluğu bütün motivasyonu mahvediyor. 2500 prs. varsa 2500 üde mutsuz ve yılgın. ben başka bir kurum düşünemiyorum ki işini, müdürlüğünü, bakanlığını sevmesin.
tek yapılacak bir iş var. ikamet zorunluluğu kaldırılsın. densinki "şartlarına göre ister köyde kal ister ilçede ister ilde ama mesai saatleri içinde köyde işini yap. ha birde şu var. hem diyeceksiniz "köy dışında hiç bir işte çalışma ..hemde ilçede bir çok işin sözleşmelilere yaptırıldığını bileceksiniz. bu kadar olur yani. çizgi net ve kesin olacak. istediğin yerde kal ama köy dışında hiç bir işi yapma diyebil. yani ilçe müdürünüz şu işi yap yoksa sene sonu performans notu verilirken karışmam dediğinde "kusura bakma müdürüm köyüm dışında görev yapmam sözleşmeyle engelli deme lüksü olsun bizlerin.
"bana ne işe girerken düşünseydin, şartları bilerek girdin" diyenlerede şunu diyorum siz kızınızı, siz kız kardeşinizi veya eşinizi ilçeden 50 km uzakta yolu izi bile doğru dürüst olmayan, sadece 1 odası olan suyu olmaya, tuvaleti dışarda olan, kerpiç bir evde kalmasına gönlünüz razı olurmuydu? ha kalsın diyorsanız evet kalanlarda var kalmayanlarda. ama o zaman projedende bir fayda beklemeyin. kalacaksın diyebilmek için targel projesi 8-10 güne sıkıştırılarak hemen köy listelerini bildirin demek yerine kalmaya şartları uygun potansiyeli mevcut köyler seçilmeliydi. yani fizibilitesi iyi yapılmalıydı. 1 haftaya sıkıştırılırsa bu kadar olur. çalışma grubu seçilmiş. toplasan 10 hane var. kalacak yer yok, büro yok. köyde yaşlılardan başka kalan kimsede yok. işgücü yok yani. yani köy seçimleri rastgele ve yanlış. köy listelerini yapan ilçeleride suçlamıyorum. zira 1 haftada bu kadar olur. gerçekten bana görede çok güzel harika bir proje olan targelin fizibilite çalışmaları aylar öncesinden yapılmalıydı. o zaman kimsenin diyecek bir şeyi kalmazdı.
ama eksiklikler ve hatalar giderilebilir. bunu da yapılacağına inanıyor ve tüm 4/b liler olarak bekliyorum. bu arada şunuda söylemeden geçemeyeceğim. sendikaya falan gerek yok. ikamet zorunluluğu olayını bakanlık kendisi çözecektir.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız