herkese merhaba;
siteye yeni üye oldum. mandacılık konusunda (yetiştirilmesi, sütü, kaymağı, yoğurdu vs) bilgi arıyordum. Özellikle ahırların standartları, destekleme faaliyetleri hakkında. Bu konuda bana yardımcı olabilecek birimler veya siteler önerebilecek arkadaşlar var mı? Şimdiden teşekkürler. Bu arada sığırcılıkla ilgili siteden edindiğim bilgiler için site hazırlayıcılarına teşekkür ediyorum.
manda sütünün özellikle dondurma firmaları için önemli bir hammadde oldugunu hatirlatmakla basliyalim.
Süt, et ve çeki hayvanı olarak Dünyada önemli bir ekonomik etkinliğe sahip bir çiftlik hayvanı olan manda, Asya kıtasının tropik ve sub-tropik kısımlarında (Güneydoğu Asya), Güney Amerika ülkelerinde, Kuzey Afrika'da, Fransa dışındaki bütün Akdeniz ülkelerinde, Balkan ülkeleri ile bazı Orta Avrupa ülkelerinde ve Avustralya'da yetiştirilmektedir.
İngilizce adı Water Buffalo olan manda Türkiye�de ayrıca Dombay, Camız, Camış ve Kömüş gibi isimlerle de anılmaktadır.
Mandanın nerede ve ne zaman evcilleştirildiği kesin olarak bilinmemekle birlikte M.Ö. 3000 yıllarına ait Mohanjo-Daro (İndus Vadisi) ve Ur'da (Mezopotamya) yapılmış mühürler üzerinde manda figürleri görülmektedir. Bu figürler, yabani ve bataklık mandalarında olduğu gibi daire biçiminde boynuzlara sahiptirler. Çin'de evcil mandalara M.Ö. 2000 yıllarına ait bulgularda rastlanmaktadır. Eski Mısır, Yunan ve Roma'da manda ile ilgili kayıtlara rastlanmamasına karşın, M.S. 723'de Ürdün Vadisinde manda yetiştirildiği bilinmektedir. Araplar, evcil mandayı 9.yy'da Mısır'a getirmişlerdir. Avrupa'ya ise Moğollar veya Haçlılar tarafından getirilmiş olup 13.yy'da Trakya'da çok sayıda manda bulunduğu bildirilmektedir.
1994 yılı FAO istatistik bilgilerine göre Dünyada 148 799 000 baş manda bulunmaktadır. Bazı ülkelere ait 1994 yılındaki manda sayıları aşağıya çıkarılmıştır.
ÜLKE ADI MANDA SAYISI
Hindistan 78 000 000
Pakistan 18 887 000
Çin 17 861 000
Tayland 4 257 000
Endonezya 3 512 000
Nepal 3 176 000
Vietnam 3 009 000
Filipinler 2 630 000
Burma 2 130 000
Brezilya 1 445 000
Laos 1 308 000
Bangladeş 874 000
Sri Lanka 870 000
Kamboçya 829 000
Türkiye 316 000
Azerbaycan 300 000
İtalya 92 000
Bulgaristan 17 000
1997 yılı D.İ.E. verilerine göre Türkiye'de 194 000 baş manda bulunmaktadır. Manda yetiştiriciliği ülkemiz açısından süt ve et yönüyle değer bulmaktadır. Manda sütü, başta kaymak olmak üzere, yoğurt, peynir ve dondurma; eti ise özellikle sucuk üretiminde kullanılmaktadır. Manda sütünden yapılan tereyağı kıvamının yumuşak olması sebebiyle tercih edilmemektedir. Türkiye'de manda başına düşen süt ve et verimi, laktasyon süresi gibi özellikler manda yetiştiriciliğinde ileri ülkelerin oldukça gerisindedir. Bu ülkelerin bir mandadan aldıkları süt miktarı 1600-5000kg, ortalama 2000kg arasında değişmekte iken ülkemizde ise bu rakam 700-1600kg, ortalama 1000kg'a yakın bir değerdedir. Bu bilgiler Türkiye'deki mandaların en kısa sürede melezleme ve seleksiyona tabi tutularak ıslah edilmeleri ve böylece verimlerinin arttırılması gereğini göstermektedir.
Türkiye'de manda sayısı yıllara göre sürekli olarak düşmektedir. Aşağıda 1978-1997 yılları arasındaki manda sayısı, sağılan manda sayısı, üretilen manda sütü (ton), kesilen manda sayısı ve manda eti üretimi (ton) gösterilmektedir.
MANDANIN BAZI MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ:
Manda, Bovidae (Sığırgiller) ailesinin, Bos cinsine ait bir sığır türüdür. Mandanın sistematikteki yeri aşağıda gösterilmiştir.
ALEM : Hayvanlar (Animales)
ŞUBE : İskeletliler (Chordata)
ALT ŞUBE : Vertebrata (Omurgalılar)
SINIF : Memeliler (Mamalia)
ALT SINIF : Tırnaklılar (Ungulata)
TAKIM : Çift tırnaklılar (Artiodactyla / Poridigitata
ALT TAKIM : Gevişgetirenler (Ruminantia)
AİLE : Boş boynuzlular (Bovidae)
ALT AİLE : Sığır benzerleri (Bovinae)
KABİLE : Bovini
GRUP : Sığır (Bovina), Asya Mandası (Bubalina), Afrika
Mandası (Syncerina)
CİNS : Bubalus ve Syncerus
TÜR : Bubalus arnee
Bubalus bubalis
Bubalus mindorensis
B. depressicornis depressicornis
B. depressicornis quarlesi
Syncerus caffer caffer
Syncerus caffer nanus
Syncerus equinoctialis
Mandanın Boynuz kesiti ırklara göre yuvarlak yada üçgen kesitli olup oldukça kalındır. Boynuzların üzerleri düz yada kalın enine çizgili şekildedir. Boynuzlar, ırklara göre değişik şekillerde ve aşağı, yukarı yada geriye yöneldiği gibi uçları içe doğru kıvrık da olabilir. Boynuzlardaki bu özellikler manda ırklarının ayırt edilmesinde önemli bir göstergedir.
Mandanın beden yapısı kaba görüşlü fakat sağlamdır. Bacakları ve ayakları kuvvetlidir; ayakları sığırdan daha büyük ve geniştir. Bu özellik mandaya bataklıkta ve suda kolay hareket etme ve yüzme olanağı sağlamaktadır. Kulaklar daha uzun, kuyruk daha kısa ve az kıllı, sağrı daha düşük fakat daha geniştir. Sağrının genişliği ve eğimi mandaya daha kolay doğum yapma olanağını vermektedir. Bu özelliğin olumsuz tarafı ise bazı manda ırklarında Prolapsus ve vagina'ya sık rastlanılmasıdır.
Mandada kıl ve deri rengi ırklara göre farklılık göstermektedir. Gri, kahverengi, kızıl ve siyah renkli mandalar olduğu gibi, beyaz renkli (albinoid) ve alaca renkli olabilmektedir. Kıl örtüsünün sıklığı ve uzunluğu, yetiştirme koşulları, iklim ve mevsime bağlı olarak değişmektedir. Anadolu mandalarında deri rengi, gri ve kahverenginden siyaha kadar; kıl örtüsü ise kızıl kahverenginden siyaha kadar değişmektedir. Doğumdan sonra kızıl kahverengine dönüşen kıl örtüsü daha sonra dökülerek daha seyrek olan koyu gri yada siyah renge dönüşür.
Mandalarda ergin deri kalınlığı genel olarak 6.0-7.6mm. olup sığır derisinden daha kalındır. Ancak kıl örtüsü ve deri altı ter bezleri sığır derisine göre 1/10 oranında daha azdır. Ter bezlerinin ve kıl örtüsünün azlığı nedeniyle, yazın sıcak aylarında, beden ısısını kendiliğinden ayarlayamaz, rahatsız olur; bunu sağlamak için de suda yüzme, bataklık yada çamura girer. Bunun yanında deri kıl yoğunluğunun az olması nedeniyle soğuk havaya karşı dirençleri sığırlardan daha azdır.
Manda üreme organları sığır üreme organlarından fiziksel olarak bazı farklılıklar gösterir. Testis torbası (Scrotum) ve testisler sığır sığır boğaları kadar büyük olmayıp, scrotum boynu (collum scroti) sığıra göre daha kısadır. Meme başları sığırınkinden daha yumuşak ve kısa, derisi daha ince ve gevşek yapıdadır.
Dişi mandada vulva, sığırınkine göre daha gevşektir. Yumurtalıkları (Ovaryumlar) sığıra göre daha küçüktür. Ağırlıkları siklus durumuna göre 2.9-6.1g kadardır. Döl yatağı (Uterus) genel yapı itibariyle sığırınkine benzer. Ancak Uterus boynuzları (Cornu uteri) sığır uterusuna göre daha kıvrıktır. Uterus boynu (Cervix uteri) 6-8cm uzunluğundadır. Kalınlığı Mısır mandalarında 1.4-5.0 mm�dir. Sığırların cervix�lerinde var olan mukoza kıvrımları, mandada da bulunur. Corpus uteri mandada, sığırdan daha kısa olup Murrah ırkı mandada 1.0-1.5cm�dir. (Sığırda 2-4cm)
Mandanın diş formülü sığırınkinin aynısı olup süt dişleri 20, kalıcı dişler ise 32 adettir.
Manda kromozom sayısı ile sığırdan ayrılır; sığırda 2n=60 olan kromozom sayısı nehir mandalarında 2n=50, bataklık mandalarında ise 2n=48'dir. Bataklık ve nehir mandalarıyla yapılan melezlemelerde 2n=49 kromozomlu fertil döller alınabilmektedir. Melezleme hangi tipe doğru yapılırsa, kromozom sayısı o yönde değişmektedir.
Aşağıda manda türlerine ait kromozom sayıları gösterilmiştir.
Manda Tipi / Türü Kromozom Sayısı
Nehir Mandası 50
Bataklık Mandası 48
Afrika Mandası 52
Kongo Mandası 54
.
MANDA IRKLARI:
A-YABANİ MANDA IRKLARI:
1-Bubalus depressicornis depressicornis: Dağ mandası yada Selebes mandası adı da verilir. Endonezya'nın Selebes Bölgesinde yaşamaktadır.
2-Bubalus depressicornis quarlesi: Selebes mandasının daha küçük yapılı bir tipi (variyetesi) dir.
3-Bubalus mindorensis: Tamarao yada Mindora mandası olarak da adlandırılmaktadır. Filipinler' in Mindora Adasında yaşamaktadır.
4-Bubalus arnee: Hint yada Asya mandası olarak adlandırılır. Günümüz evcil mandaları, Bubalus arnee'nin evcilleştirilmesi ile elde edilmiştir.
5-Syncerus caffer caffer: Kara manda, Afrika mandası yada Cape mandası olarak adlandırılmaktadır. İnsanlar için en tehlikeli manda türü olduğu, buna karşılık yavrularının evcilleştirilerek çiftlik hayvanı olarak kullanılabildiği bildirilmektedir.
6-Syncerus caffer nanus: Kongo mandası yada Kızıl manda olarak adlandırılan bir yabani manda türüdür.
7-Syncerus caffer equinoctialis: Etiyopya, Çad ve Sudan savanalarında yaşamaktadır.
B-EVCİL MANDA IRKLARI:
Evcil manda ırkları Bataklık Mandası (Swamp Buffalo) ve Nehir Mandası (River Buffalo) olmak üzere yaşam biçimleri, vücut yapıları, fizyolojik ve verim özellikleri yönüyle iki gruba ayrılmaktadırlar. Bazı otoritelerce bataklık ve nehir mandalarının Bubalus bubalis�in varietesi oldukları kabul edildiğinden bataklık mandalarına Bubalus bubalis limneticus, nehir mandalarına ise Bubalus bubalis fluviatilis adı verilmektedir.
a-Bataklık Mandası: Çin, Filipinler, Endonezya, Vietnam v.s. Asya ülkelerinde yetiştirilmektedir. Ancak 1890 yılından itibaren başta Brezilya olmak üzere bazı G. Amerika ülkelerine getirilmiş olup yetiştirilmeye devam edilmektedir. Aynı şekilde, Avustralya'nın kuzey bölgelerinde yetiştirilmek ve et ihtiyacını karşılamak amacıyla Endonezya'dan ithal edilmiştir.
Bataklık mandası daha çok bataklık ve çamurlu arazileri tercih etmektedirler. Et tipinde hayvan olup iş gücünden ve etinden yararlanılmaktadır. Süt verimleri çok düşük olup ancak malaklarını besleyebilecek kadardır. (genel olarak 400 kg./laktasyon) Çin ve Filipinler gibi bataklık mandasının yoğun olduğu ülkelerde Murrah, Nili-Ravi gibi sütçü manda ırklarıyla melezlenerek süt verimlerinin artırılmasına çalışılmıştır.
Bataklık mandası genelde "Carabao" ismiyle adlandırılmaktadır. Vücudu et verimi yönüyle gelişmiştir. Boynuzları ay şeklinde,oldukça uzun ve kalındır. Deri ve kıl örtüsü gri-beyaz alaca, açık kahve, açık gri tonlarındadır. Bazen beyaz renkli albino olanlarına da rastlanılmaktadır.
b-Nehir Mandası: Daha çok sütleri için Asya, G. Amerika, K. Afrika, Güneydoğu Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde yetiştirilen en yaygın manda grubudur. 1890'lı yıllardan itibaren Brezilya'ya sırasıyla Mediterranean, Murrah ve Jafarabadi ırkı nehir mandaları ithal edilerek yetiştirilmeye başlanmış, zamanla manda yetiştiriciliği Trinidat-Tobago, Venezuela ve Arjantin gibi Güney Amerika ülkelerine yayılmıştır.
Nehir mandalarının süt verimlerinin bataklık mandalarına göre yüksek olması en önemli özelliğidir. Vücut renkleri genellikle siyah yada koyu kahve renklidir. Meme yapıları ıslah edilenlerde iyi gelişmiştir. Sütçü nehir manda ırklarının bir kısmı uzun yıllar süren ıslah ve seleksiyon yöntemleriyle yüksek verim kabiliyetine ulaştırılmıştır.
1-Murrah Irkı: En popüler sütçü manda ırkıdır. Hindistan'da geliştirilmiştir. Renk genellikle siyah olmakla birlikte, kahve renkli yada açık gri renkli olanlarına da rastlanmaktadır. Albino olanlarına çok seyrek rastlanmaktadır. Boynuzları genellikle kısa olup önce yanlara sonra yukarıya ve içeriye kıvrılmış şekildedir. Erginlerinin vücut ağırlığı erkeklerde 450-800 kg, dişilerde ise 350-700 kg'dır. Bazen vücut ağırlığı erkeklerde 1000 kg, dişilerde 900 kg'ı bulabilir. Cidago yükseklikleri erkeklerde 142 cm, dişilerde 133 cm civarındadır. Süt yağı ortalama olarak %7 olup süt verimi değişik kaynaklarca 300 günde 1400-2000 kg olarak bildirilmekte ise de 3000-5000 kg civarında süt verenlerinin olduğu da bildirilmektedir. Günümüzde saf ve melez olarak Hindistan, Pakistan, Brezilya, Bulgaristan, Azerbaycan, Filipinler ve Çin gibi ülkelerde yetiştirilmektedir.
2-Nili-Ravi Irkı: Pakistan'da geliştirilmiş iki manda variyetesinin ortak ismidir. Nili mandaları süt verimi yönü, Ravi mandaları ise et verimleriyle önemli olmasına rağmen aralarında büyük bir farklılık yoktur. Genellikle derileri siyahtır. Sürülerin %15'i kahve renklidir. Dışarı çıkık gözleri vardır. Boynuz yapıları ile Murrah ırkına benzer. Meme yapıları iyi gelişmiştir. Erkekleri 600 kg, dişileri ise 450kg canlı ağırlığındadır. Süt verimleri 300 günde 2000 kg'dır. Laktasyon süresi 290-323 gün civarında olup kuruda kalma süresi 198gün, sevis periyodu 211 gün,buzağılama aralığı 530 gün civarındadır.
3-Kundi Irkı: Murrah ırkından köken almış olup Murrah ve Nili-Ravi ırklarına benzemektedir. İndus nehri boyunca uzanan bölgelerde yetiştirilmektedir. Rengi genellikle siyah olup kahve renkli olanlarına da rastlanılmaktadır. Canlı ağırlıkları 320-450 kg, süt verimleri genellikle 9kg/gün civarında olup 18 kg/gün süt verenler de rastlanıldığı bildirilmektedir. Süt verimleri 300 günde 2000 kg, 316 günde ise 2120 kg civarındadır.
4-Surti Irkı: Hindistan'da yetiştirilmektedir. Derisi ve kılları siyah yada kahverengindedir. Canlı ağırlıkları erkeklerde 640-730 kg, dişilerde ise 550-650 kg; cidago yükseklikleri erkeklerde 131 cm, dişilerde 124 cm; laktasyon süreleri 350 günü bulmaktadır. 305 gündeki süt verimlerinin ortalama 1364 kg kadar olmakla birlikte 1765-2090 kg civarında süt verenleri de bulunmaktadır. Ortalama süt yağı yüzdesi %7.9'dur. Kuruda kalma süreleri 111 gün civarındadır. Boynuz yapıları ve fiziksel görünümleri yönüyle Akdeniz Irkı mandalara benzemektedir.
5-Mehsana Irkı: Pakistan ve Hindistan'da yetiştirilmektedir. Deri ve kıllar siyahtır. Bazen açık gri yada kahve renkli de olmaktadır. Bu manda ırkı Surti ve Murrah ırkı mandaların melezlenmesi ile elde edilmiştir. Cidago yüksekliği erkek ve dişilerde 132 cm civarındadır. Canlı ağırlıkları erkeklerde 450-475 kg, dişilerde ise 410-450 kg civarındadır. Süt verimleri Murrah ve Surti ırklarının verimlerine benzemektedir.
6-Jafarabadi: Renkleri siyahtır. Boynuzları oldukça uzun olup önce aşağıya sonra da yukarıya doğru kıvrılarak yönelmiş şekildedir. Erkeklerin canlı ağırlığı 590 kg, dişilerin ise 494 kg civarındadır. Ancak bu rakamın oldukça üzerinde canlı ağırlığa sahip erkek ve dişilere de rastladığı bildirilmektedir. Bu manda ırkı, "Gir" yada "Bhavanagri" adları ile adlandırılmaktadır. Cidago yüksekliği erkeklerde 142 cm, dişilerde 140 cm; süt verimleri 1800-2700 kg yada 18 kg/günü bulmaktadır. Süt yağı oranı ortalama %8.5 kadardır. Bu manda ırkı günümüzde Hindistan dışında Brezilya ve Trinidat-Tobago'da yetiştirilmektedir.
7-Akdeniz (Mediterranean) Irkı: Bu ırk, Afganistan, İran, Irak, Azerbaycan, Türkiye, Mısır, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Eski Yugoslavya, Macaristan, Arnavutluk, Yunanistan ve Brezilya'da yetiştirilmektedir. Bazı otoriteler, Mısır ve Azebaycan mandalarının Akdeniz ırkı mandalardan ve birbirlerinden ayrı birer manda ırkları olduklarını, Türkiye'deki Anadolu Mandalarını ise Akdeniz ırkı mandalardan ayrı yada onun küçük yapılı bir tipi olduklarının öne sürüldüğü bildirilmektedir.
Bu mandaların beden yapıları ve verim özellikleri yetiştirildikleri ülkelerdeki iklim, bakım, besleme ve ıslah edilip edilmediklerine göre değişmektedir. Örneğin Mısır mandalarında genel olarak canlı ağırlık 360-800 kg ve süt verimleri 1300-2000 kg arasında değişmekte olup laktasyon süreleri ortalama 277gün civarındadır. İtalyan manda ineklerinde canlı ağırlık 550-650 kg ve süt verimleri genel olarak 1500-2000 kg kadardır. Bunun yanında 270 günde %9.6 yağlı 3369 kg, 307 günde %9.39 yağlı 5962 kg ve %9.57 yağlı ve 3323 kg gibi süt verebilen mandalar bulunmaktadır. Genel olarak, İtalyan mandalarından günlük ortalama 11-13 kg süt alınabilmektedir.
Türkiye'deki Anadolu mandalarının ergin inek canlı ağırlığı 500-520 kg kadar olup süt verimleri ortalama olarak 1.laktasyonda 760 kg, 2.laktasyonda 1041 kg, 4. Ve daha fazla laktasyonlarda ise 1108 kg ve %8.07 yağlıdır. İçlerinde 1600-1700 kg süt verenlerede rastlanılmaktadır. Laktasyon süreleri ortalama 224 gündür.
1965 yılında USLU. N. T. Tarafından o zaman ki adıyla Afyon Yem Bitkileri Üretme ve Zootekni İstasyonu ile Afyon çevresi mandaları üzerinde yapılan araştırmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.
Afyon Çevresi Mandalarının:
Damızlıkta Kullanma Yaşı (Dişi) = 3 yıl
" " " " = 4 yıl
12 Aylık Malak Canlı Ağırlığı = 90 kg
" " Göğüs Çevresi = 120 cm
" " Vücut Uzunluğu = 87 cm
" " Cidago Yüksekliği = 91 cm
Laktasyon Süresi = 6-12 ay
Günlük Süt Verimi = 1.5-6 kg
Afyon Y. B. Ü. Z. İst. Mandalarının:
12 Aylık Malak Canlı Ağırlığı = 211 kg
" " Cidago Yüksekliği = 109 cm
" " Vücut Uzunluğu = 121 cm
" " Göğüs Çevresi = 140 cm
Erkek Malak Doğum Ağırlığı = 33 kg
Dişi " " " = 22 kg
Ergin Manda Canlı Ağırlığı = 562 kg
Laktasyon Süresi = 50-324 gün
Maksimum Süt Verimi = 1556lt/324 gün
Minimum Süt Verimi = 31lt/50 gün
1970-1981 yılları arasında Afyon Zirai Araştırma İstasyonuna ait mandalar ve çevre köylerdeki mandalar üzerinde KARABULUT A.,İZGİ A. N. Ve arkadaşlarınca (1983) yapılan bir araştırmada, Anadolu Mandaları hakkında aşağıdaki ortalama veriler elde edilmiştir.
İlkine Aşım Yaşı = 608.86 ± 32.30 gün
İlkine Doğum Yaşı = 964.09 ± 30.94 gün
İki Doğum Arasındaki Süre = 428.09 ± 14.33 gün
Servis Periyodu = 112.45 ± 09.19 gün
Süt Verimi = 1009.89 ± 21.13 kg
Laktasyon Süresi = 224.80 ± 6.42 gün
Kuruda Kalma Süresi = 188.04 ± 11.17 gün
Süt Yağı Yüzdesi = %8.07 ± 0.17
Dişi Malak Doğum Ağırlığı = 30.00 ± 0.73 kg
Erkek Malak Doğum Ağırlığı = 31.73 ± 0.73 kg
Dişilerde 6. Ay Canlı Ağırlığı = 114.50 ± 4.35 kg
" 12 Ay " " = 185.56 ± 12.98 kg
" 24 Ay " " = 310.67 ± 16.59 kg
" 36 Ay " " = 428.29 ± 24.26 kg
Dişilerde 48 Ay Canlı Ağırlığı = 438.20 ± 43.94 kg
Ergin ve Sağmal Canlı Ağırlık = 518.06 ± 17.79 kg
" " C. Y. = 138.26 ± 1.32 cm
" " G. Ç. = 207.00 ± 1.95 cm
" " G. D. = 76.58 ± 1.17 cm
" " İncik Çevresi = 22.83 ± 0.27 cm
MANDALARIN SÜT VERİM ÖZELLİKLERİ İLE MANDA SÜTÜNÜN ÖZELLİKLERİ
Mandanın en önemli verim özelliği sütüdür. Ülkemizde manda sütü genellikle peynir, yoğurt dondurma ve lüle kaymağı imalinde kullanılmaktadır. Güney Asya ülkelerinde üretilen sütün %30-40�ı taze olarak geri kalanı ise süt ürünleri halinde tüketilmektedir. Dünyada ünlü olup İtalya�yı bu konuda öne çıkaran Mozzarella peynirin en önemli özelliği manda sütünden üretilmiş olmasıdır.
Manda sütü çok değerli bir gıda maddesidir. 100g inek sütü 70 kalori enerji verirken, 100 g manda sütü 109 kalori enerji vermektedir. Manda sütü karoten içermez ; onun yerine Vitamin A bulunur. Bu nedenle de süt ve süt yağı rengi beyazdır.
İklim, bakım, besleme ve laktasyon durumu gibi koşullara göre genellikle %4.08-16.08 arasında yağ oranına sahiptir. (ortalama %8�dir.) Protein,laktoz ve kuru madde bakımından,diğer çiftlik hayvanlarının sütlerinden daha yüksektir. Aşağıda bazı çiftlik hayvanlarının süt kompozisyonu gösterilmiştir
Manda Sığır Koyun Keçi
Su 81.10 87.50 82.70 86.60
Yağ 7.97 3.76 6.26 4.17
Protein 4.10 3.13 5.27 3.61
Laktoz 4.90 4.84 4.91 4.83
Kuru Madde 18.90 12.50 17.30 13.40
Mineral 0.74 0.80 0.86 0.79
Manda Sütünün Üretim Teknolojisi Yönüyle Özellikleri:
1-Tadı ve Kokusu: Mandaya özgü, hoş lezzet ve tat
2-Floresans: Manda sütü ultra-viyole ışığı altında çok açık sarı renkte floresans vermektedir. %0.01 salisilik asit ilave edilirse renk, sığır sütleri gibi maviye dönüşmektedir.
3-Yüksek Isıya Dayanıklılık: Manda sütü 100oC�nin üzerindeki sıcaklıklara diğer hayvanların sütlerinden daha dayanıklıdır. Ancak diğer sütlerde olduğu gibi manda sütlerine de CaCl2 katılması ısıya olan dayanıklılığı azaltmaktadır.
4-Maya İle Pıhtılaşma: 100cc.�de 10-15mg maya içeren manda sütünün 15-30 derece ısılarda sığır sütünden daha kısa sürede pıhtılaştığı bildirilmektedir. Ca, Ba, Al ve Laktik asit katılması pıhtılaşmayı daha da kısaltmaktadır.
5-Yüzey Gerilimi: Yapılan çalışmalar, manda sütünün yüzey geriliminin 44.0-55.9din/cm olduğunu göstermiştir.
6-Pıhtı Sertliği: Manda sütlerinde pıhtı sertliğinin sığır sütlerinden 1.5 misli daha fazla bulunduğu bildirilmektedir. Kaynatmanın bu sertliği manda sütlerinde %79.5, sığır sütlerinde ise %78 kadar azalttığı; pastörizasyonun etkisinin ise %10 kadar olduğu bildirilmektedir. Bundan çıkan sonuca göre, manda sütünün hazmı diğer çiftlik hayvanlarının sütlerinden daha zordur.
7-Elektrik Geçirgenliği: Manda sütünün elektrik geçirgenliğinin (6.690±0.223mW) sığır sütünden fazla (6.615±0.271mW) fakat, keçi sütünden (13.911±0.333mW) düşük olduğu bildirilmektedir.
8-pH Derecesi: Çeşitli bilim adamları tarafından bildirilen pH dereceleri manda sütü için 6.45-6.85 arasında değişmektedir.
9-Donma Noktası: Kesin bilgi bulunmamakla birlikte �0.5454 ile �0.560oC civarında olduğu bildirilmektedir.
10-Özgül Ağırlık: Çeşitli bilim adamlarının yapmış oldukları tespitlere, göre manda sütü özgül ağırlığı 15oC�de 1.028-1.3336 arasında değişmektedir.
11-Ağız Sütü (Kolostrum): Aşağıda manda ağız sütünün kompozisyonu ile ilgili olarak Mazzitoti di Celso�nun tespit ettiği değerler aşağıya çıkarılmiştır.
10 Manda Ortalaması 1.gün 7.gün
Kuru Madde, % 26.63 18.87
Yağ, % 9.55 7.61
Protein, % 9.59 5.55
Laktoz, % 7.54 4.41
A Vitamini (mg/kg) 1837 280
12-Manda Sütünün Bileşimi: Aşağıda değişik araştırıcıların tespit ettiği manda sütü bileşimi gösterilmiştir. Manda sütünün bileşimine, ırk, yaş, mevsimler, yemler, doğum zamanı, sağım zamanı, sağımın muhtelif kısımları ve laktasyon faktörleri etki etmektedir.
BİLEŞİMİ OLUŞTURAN MADDELER %
E. İZMEN
(TÜRKİYE)
RİMİNİ
FLEİSCH-
MANN
(ROMANYA)
PAPPEL VE RİCH-
MOND
(MISIR)
DOVEY
(FİLİPİN-
LER)
TARTLER
Su
Kuru Madde
Yağ
Protein
Kazein
Albumin
Laktoz
Kül
81.09
18.91
9.27
4.57
-
-
5.17
-
81.57
18.43
8.28
4.36
3.63
0.73
5.06
0.86
81.75
18.25
8.23
4.91
4.29
0.62
4.48
0.7
84.10
15.90
5.56
3.86
3.26
0.60
5.36
1.03
78.46
21.55
10.35
5.88
5.35
0.53
4.32
0.8
81.94
18.06
9.07
4.06
3.54
0.52
-
0.88
13-Manda Sütü Yağı: Karoten eksikliği yüzünden manda sütü yağının rengi beyazdır. 1cc�de ortalama 2700000 yağ habbesi bulunur. Yağ habbeleri çaplarının 3.5-7.0m arasında olduğu bildirilmektedir. Yağ habbeleri çapı üzerinde ırk, birey, besleme, vs. gibi faktörler etki yapmaktadır. Laktasyon süresinin ilerlemesi sığırlarda olduğu gibi ortalama habbe çapını küçültmekte, böylece küçük habbelerin sayısında artış olmaktadır. Bu durum. Kaymak bağlama, yayıklanma gibi olaylarda ortaya çıkmakta ve bunları güçleştirmektedir.
Kaymak bağlama olayı da çeşitli faktörlere bağlı olmaktadır. Habbelerin süt içinde kendi aralarında birleşerek salkım şekline girmelerine bağlı olarak, salkım oluşumu arttıkça kaymak bağlama kolaylaşmakta, aksi durumda güçleşmektedir. Manda sütlerinde yağ habbelerinin salkım oluşturma durumları sığır sütlerine göre az olmaktadır. Bundan dolayı aynı koşullar altında manda sütleri sığır sütlerinden daha geç kaymak bağlamaktadır. Yapılan denemelere göre sığır sütleri için en uygun kaymak bağlama ısısının 40oC olmasına karşın, manda sütlerinde 100oC�dir. Bu özellik, manda sütlerinden lüle kaymağı yapılırken tavaların ısıtılmasının nedenini açıklamaktadır.
14-Manda Sütü Yağında Yağ Asitleri: Manda sütünde bulunan yağ asitleri yönünden diğer sütlerden farkı aşağıya çıkarılmıştır.
YAĞ ASİDİ
Karbon
Sayısı
Manda
Sütü
Yağı %
İnek
Sütü
Yağı %
Koyun
Sütü
Yağı %
Keçi
Sütü
Yağı %
Kadın
Sütü
Yağı %
Tereyağı Asidi
4
4.1 2.2-5.5 3.0-7.0 2.1-3.0
Kapronik Asit
6
1.4 0.74-3.5 1.3-2.8 1.9-2.6
Kaprilik Asit
8
0.9 0.15-2.9 2.8-4.8 2.2-3.9
Kaprinik Asit
10
1.7 0.3-3.8 2.8-7.8 2.2-8.6
Lavrinik Asit
12
2.8 2.0-7.7 5.0-6.0 3.5-5.9 0.5-2.7
Miristinik Asit
14
10.1 4.46-30.7 12.3-14.6 9.7-11.5 7.6-13.9
Palmitik Asit
16
31.1 5.8-50.12 14.2-27.9 14.9-28.7 22.4-24.6
Stearik Asit
18
11.2 1.1-20.4 4.7-6.9 8.1-12.6 7.3-9.6
Arahidonik Asit
0.9 0.0-1.2 1.9 0.1-0.4 30.2-36.6
Oleik Asit 33.2 25.3-48.3 21.1-28.3 26.3-31.2
Linoleik Asit 2.6 4.1-43.3 1.5
Diğer Asitler - 3.0-6.0 3.4
15-Yağsız Kuru Madde: W. Spöttel ve E. İzmen tarafından Türkiye mandalarında yapılan araştırmalarda, laktasyon boyunca yağsız kuru madde değeri ortalama %10.23, laktasyonun 4.haftasında %9.43, laktasyonun sonunda (52.hafta) %9.73�dür.
16-Manda Sütü Proteini: Çeşitli bilim adamlarının tespitlerine göre manda sütünde protein (Kazein + Albumin + Globulin) oranı %2.16-7.78 arasında olup ortalama olarak %4.5 civarındadır. Kazein oranı ise %2.88-5.35�dir. Toplam kazeinin %26.1�i a-Kazein, %50.5�i b-Kazein ve %23.4�ü ise g-Kazein�dir.
Manda sütlerindeki amino asit miktarı sığır sütlerinden farklı olup, özellikle esansiyel amino asit miktarı sığır sütünden daha fazladır.
17-Manda Sütünde Şeker: Manda sütlerinin bileşimlerinde süt şekeri de denilen Laktoz, %3.74-5.68 oranında bulunmaktadır.
18-Kül: Çeşitli bilim adamlarının tespitlerine göre manda sütünde kül oranı %0.68-1.03 arasındadır.
19-Fosfolipit ve Kolesterin: Manda sütünde %0.021 oranında yada 36.9 mg/100cc fosfolipit (Sığırda %0.032) bulunduğu, bu fosfolipitin %40�ını lesitinin, %48�ini kefalinin %12�sini ise sfingomyelinin oluşturduğu, Kolesterolun ise %0.0015 (sığırda %0.0040) oranında bulunduğu bildirilmektedir.
20-Manda Sütünde Vitaminler: Mandalar aldıkları besinlerde bulunan karoten (Provitamin A) yüksek oranda A vitaminine dönüştürmektedirler. Bu nedenle manda sütlerinde karoten miktarı çok azdır. Vitamin A�nın manda sütlerinde 0.354-0.690 mg/kg oranında (sığırda 0.303-0.480 mg/kg) bulunduğu bildirilmektedir.
E vitamini sığır sütünde 1.84mg/kg çevresinde bulunmaktayken manda sütünde ise Vitamin E miktarının 1.97mg/kg çevresinde bulunduğu bildirilmektedir.
B1 vitamini (Thiamin) inek sütünde 0.40 mg/kg çevresinde bulunmaktayken, manda sütünde ise 0.50-0.81 mg/kg çevresinde bulunmaktadır. Aynı şekilde B2 vitamini (Riboflavin) inek sütünde 1.49-1.98 mg/l miktarında bulunurken, manda sütünde ise 1.07-2.48 mg/l miktarında bulunduğu bildirilmektedir.
Manda sütü C vitamince de sığır sütünden daha zengin olduğu; sığırdaki miktarı 7.1-9.7 mg/l iken manda sütünde ki miktarının 13.5-39.5mg/l olduğu bildirilmektedir.
21-Manda Sütünde Bakteriler: 11 manda ve 10 sığır üzerinde yapılan bir çalışmada 1cc sütte bulunan bakteri sayısı sığırda 2830 iken, manda da 576 olarak saptandığı; bakteri sayısının manda sütlerinde bu kadar az olması nedeninin içerdiği antibakteriyel etkili bir glikoprotein olan Laktogenin yada Laktoferin olduğu, bu proteinin aynı zamanda manda sütüne kesilmeye yada ekşimeye karşı dayanıklılık kazandırdığı bildirilmektedir.
22-Lüle Kaymağı: Özellikle Afyon İli olmak üzere manda yetiştirilen bazı illerimizde sadece manda sütünden yapılan orijinal bir süt ürünüdür. Temiz süzülmüş sütler açık kap yada kazanlarda devamlı karıştırılarak pişirilir. Bundan sonra fazla köpürmesi için yüksekten yayvan kaplara dökülür. Bu kapların altlarına hafif bir ateş sürülür. Kaymağın gerekli kalınlığa ulaşması beklenir. Gerekiyorsa ikinci bir ısıtmaya tabi tutulduktan sonra bir süre daha beklenir. Soğutularak sertleşmesi sağlanır. Sertleşen kaymak kesilerek lüle haline getirilir. Aşağı yukarı 10kg sütten 1kg kaymak alınabilir.
Alınan kaymağın altında kalan az yağlı pişmiş süte �kaymak altı� denir. Hile amacıyla sütlere karıştırılabilmektedir. Bazen yoğurt, peynir ve sütlü tatlıların imalinde kullanılır. Sade süt olarak da satılabilmektedir.
Lüle kaymağı az dayanıklı bir süt ürünüdür. Soğukta saklanmadığı takdirde kısa sürede bozulmaktadır. Lüle Kaymağı, ticari olarak lokum, şekerleme ve diğer tatlı çeşitlerinde kullanılır. Bileşiminde ortalama olarak %68.44 kuru madde, %31.48 su, %64.01 yağ, %3.16 protein, %1.10 laktoz ve %0.40 kül bulunmaktadır.
Mandanın süt verimini çeşitli faktörler etkilemektedir. Günlük süt verimi doğumdan 6-7.hafta sonrasına kadar artmakta, daha sonra yavaş yavaş azalmaktadır. Günlük süt verimine laktasyon sayısı da etkili olmaktadır. Laktasyon süresi 1 ve 2.laktasyona kadar kısadır. 3.laktasyonda süt verimi, en yüksek düzeye ulaşmakta ve yaklaşık olarak 8-9.laktasyona kadar aynı düzeyde kalmaktadır.
Mandaların laktasyon süreleri ırk, bakım ve besleme gibi koşullara göre genellikle 122-436 arasında değişmektedir. Manda ineklerinin damızlıkta kalma yaşı 16-18 yıl kadardır. Süt verimleri koşullara göre, genellikle 400-3000 kg arasında değişmektedir. Daha fazla süt verenlere de rastlandığı kaynaklarca bildirilmektedir.
Afyon Kocatepe Tarımsal Araştırma Enstitüsünde 1977-1986 yılları arasında tutulan kayıtların değerlendirilmesiyle, mandalarda bir laktasyondaki süt veriminin ortalama olarak 1043.8kg olduğu saptanmıştır. Malaklama döneminin süt verimi üzerine etkili olduğu, yapılan bir çalışmayla saptanmış; en yüksek süt veriminin yaz mevsiminde doğum yapan mandalarda olduğu ve bu hayvanların bir laktasyondaki süt verimleri 1107.5 kg ve laktasyon sürelerinin ise 121-449 gün arasında olduğu bildirilmiştir.
Mandalar da sığırlar gibi makineyle sağılabilmektedir. Ancak bu hayvanlar çabuk strese girdikleri için ilkine doğum yapan mandaların makineli sağıma alıştırılması gerekir. Makineli sağıma alışma verimi yüksek mandalarda çok daha kolay olmaktadır.
MANDA ETİ:
Ülkemizde et üretiminde yararlanılan hayvanlardan biri de mandadır. Gerek taze et olarak, gerekse et ürünleri halinde üretimi ve tüketimi yetersiz durumundadır. Manda yetiştiriciliğinin yaygın olduğu ülkelerde manda eti, sığır eti ile fiyat ve talep açısından eşdeğerde tutulmaktadır. Ancak Türkiye�de olduğu gibi bazı ülkelerde mandaların yaşlı yada zayıf hale gelince kesilmeleri sebebiyle kalitesiz ve sert et elde edilmektedir. Bu da tüketici arasında yanlış olarak manda etine karşı olumsuz yönde ön yargıya varılmasına neden olmaktadır.
Manda etinin yağı karoten yokluğu nedeniyle beyaz renkte olup etin lezzetine herhangi bir etkisi yoktur. Ergin manda eti renk olarak koyu kırmızı olup kalın liflidir. Et yağı fazla değildir ve mermerleşme yapmaz. Bundan dolayı manda eti özellikle sucuk üretiminde kullanılır.
Manda eti sığır etine göre %40 daha az kolesterol, %12 daha az yağ, %55 daha az kalori, %11 daha fazla protein ve %10 daha fazla mineral madde içerir. Bu özelliğinden dolayı ABD ve Japonya�da son yıllarda manda etine karşı artan bir talep ortaya çıkmıştır.
Manda iyi beslenme koşullarında günlük ortalama olarak 800-900 g çevresinde canlı ağılık artışı kazanmaktadır. Karkas randımanı %45-54 arasındadır. Karkas ağırlığı ortalama olarak Dünyada, sığırda 212 kg, mandada 137 kg kadardır. Brezilya�da Jafarabadi ve Murrah ırkı mandalara ait etler üzerinde yapılan bir çalışmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.
Murrah Jafarabadi
Nem % 74.30 74.80
Protein% 22.70 21.80
Yağ% 0.60 1.00
Kül% 1.10 1.10
PH 5.48 5.57
MANDANIN ÜREME ÖZELLİKLERİ:
Manda, sığıra göre geç gelişen bir hayvandır. Gelişme 6.yaşa kadar devam etmektedir. Ömürleri 30 yıl kadardır. Cinsi olgunluğa ulaşma yaşı sığırdan geçtir; bundan dolayı 1 yaşına kadar erkek ve dişi mandalar bir arada tutulabilmektedirler. Manda düveleri 13-14 ay yaştayken cinsi olgunluğa ulaşır. Bu nedenle manda düveleri 22-24 ay yaştayken tohumlanabilir verilebilir. (sığırlarda olduğu gibi manda düveleri de ergin canlı ağırlıklarının ¾�üne ulaştığında tohumlanabilir. Ancak erken yaşta elde edilen gebeliklerde yeterince beslenememe sonucunda gelişme geriliği, çok düşük süt verimi alınması riski göz önünde tutulmalıdır.) Erkek mandalar ise 20-21 ay yaştan sonra boğa olarak 5-6 yaşa kadar kullanılabilirler. Boğaların damızlıkta kalma yaşı 2-15 yıldır.
Manda ineklerinde kızgınlık sığırlardaki kadar belirgin değildir ve kızgınlık dönemi daha sakin geçer. Kızgın olan mandada, ineklerde olduğu gibi başka manda ineklerinin kendi üzerine sıçramasına izin verme yada başka manda ineklerin üzerine kendisinin sıçraması gibi belirtileri her zaman görmek mümkün olmamaktadır. Kızgın olan mandada belirtiler, süt veriminde azalma, hareketlilik ve tedirginlik, vulvanın ödemli bir hal alması, çara akıntısının gelmesi ve boğanın sürekli kızgın mandanın peşinde dolaşması gibi belirtiler bulunur. (sonuncu hariç diğer belirtileri her zaman görmek mümkün değildir. Mandada kızgınlığı en kolay yöntem, arama boğası kullanmaktır. Bunun dışında veteriner hekimlerce yapılacak rektal muayenelerde yumurtalıklarda (ovaryum) olgunlaşmış follikül (Graf follikülü) saptanması ile kızgınlık tespit edilebilmektedir.
Manda boğasında kızgın manda ineklerine karşı olan aşma isteği (Libido) sığır boğalarına göre daha azdır. Aşım daha yavaş gerçekleşir. Çiftleşme sonunda manda ineği gebe kalmaz ise ortalama 21gün içerisinde (17-26gün) yeniden kızgınlık görülür. Kızgınlık süresi ortalama 36 saat sürmekle birlikte 1-2 saatten 4-5 güne kadar da değiştiği bildirilmektedir. Doğum sonrası ilk kızgınlık, 48-205. Günlerde yada ortalama olarak 75.günde geçekleşmektedir. Ovulasyonun, kızgınlığın bitiminden 5-48 saat sonra meydana geldiği bildirilmekte ise de, mandaların %95�inde kızgınlığı takiben 24 saat içerisinde; %63�ünde ise kızgınlığın bitiminden 7-12 saat sonra şekillendiği bildirilmektedir.
Mandaların gebelik süreleri ırk, iklim, yetiştirildiği ülke gibi durumlara göre 299-346 gün arasında değişmekle beraber ortalama olarak 10.5 ay yada 315-319 gün Gebelik rektal muayene ile saptanabildiği gibi süt progesteron düzeyinin ölçülmesi ile de 20 gün gibi çok erken olarak da saptanabilmektedir. Doğum sığırlara göre daha kolay ve kısa sürede gerçekleşmektedir. Bunda manda sağrısının (Pelvis) düşük ve geniş olmasının önemli rolü vardır. Doğum süresi, doğum kanallarının gevşemesi, malağın dışarıya çıkarılması ve plasentanın atılması dahil ortalama 302 dakikadır. (yaklaşık 5 saat) Sığırda ise bu süre ortalama 540 dakikadır. (yaklaşık 9 saat) Manda plasentası yapı olarak sığır plasentası gibidir ve ortalama olarak 3.22 kg ağırlığındadır. Doğumdan sonra dölyatağının (uterus) eski haline dönmesi için (uterusun involüsyonu) gereken süre 15-67 gün yada ortalama olarak 39 gün kadardır. İkiz doğum mandada çok seyrek olup yavru atmayla (abort) sonuçlanma olasılığı yüksek olması dolayısıyla manda yetiştiriciliğinde istenmemektedir. İkizlik oranı İtalyan mandalarında %0.3, Mısır�da ise %0.2dir. Malakların doğum ağırlıkları genellikle erkeklerde 29-38 kg, dişilerde ise 22-34 kg kadar olup koşullara göre bu değerlerin altında yada üstünde doğum ağırlıkları da görülebilir.
Aşağıda hayvan türlerine göre doğum süreleri gösterilmektedir.
Hayvanın Türü 1.Safha 2.Safha 3.Safha
Sığır 2-6saat 0.5-2saat 4-5saat
Koyun 2-6saat 0.5-2saat 0.5-8saat
Kısrak 1-4saat 0.15-0.5saat 0.5-3saat
Manda 70dakika 20dakika 257dakika
(1saat 10dk) ( 4saat 17dk)
Mandada sun�i tohumlama uygulamasındaki başlıca problem, boğadan sperma alınmasıyla manda ineğinin kızgınlığın saptanması ve doğru zamanda tohumlanmasıdır. Manda boğalarından sperma alınması sığır boğalarına göre daha zor olmakla beraber, boğalar küçük yaştan itibaren sperma vermeye ve spermayı alan teknisyene alıştırıldığı takdirde mümkün olmaktadır.
Mandada sun�i tohumlama 25-30 yıldan beri ıslahı hızlandırıcı en önemli yöntem olarak Hindistan, Pakistan, Bulgaristan, İtalya, Mısır, Brezilya ve Filipinler gibi ülkelerde uygulanmaktadır. Mandada da sun�i tohumlama, sığırda olduğu gibi rekto vaginal yöntem ile yapılmaktadır. Manda ile sığır üreme organlarının anatomik ve fizyolojik olarak birbirlerine yakın olmaları nedeniyle, spermanın alınması ve tohumlamaya hazırlanması teknikleri aynen mandada da uygulanmış, ancak alınan sonuçlar tatmin edici olmadığı için uygulama tekniklerinde bazı değişikliklere gidilmiştir. Örneğin, sığırda suni vagina ısısı 40-45oC arasında yada ortalama 41oC olması gerekirken bu değer mandada 39oC ısıda olması gerekmektedir. Aksi takdirde spermatozoalarda dejenerasyonlar meydana gelmektedir. Sperma sulandırma sıvısı ve bu sıvının içeriğinde bazı farklılıklar vardır. Mandadan alınan sperma, gerekli işlemlerden geçerek kuru buz üzerinde (CO2 gazının dondurulmuşu) üzerinde açılan yuvalara doldurulmuş pelet şeklinde yada daha yaygın olan payetler içerisine dozlanarak kullanılmaya hazır hale getirilmektedir. Mandada suni tohumlama uygulamasının günde bir yerine iki kez uygulanmasının daha başarılı sonuç verdiği bildirilmektedir. Suni tohumlamadan elde edilen gebelik oranı sığıra göre daha düşük olup ortalama %40-50 çevresinde olup %80'e kadar değişen gebelik oranları da bildirilmektedir.
Türkiye�de mandalara suni tohumlama yapılmamaktadır. Geçmiş yıllarda Afyon Kocatepe Tarımsal Araştırma Enstitüsünde seksenli yılların ikinci yarısında suni tohumlama ve sperma alma çalışmaları yapılmış, ancak çeşitli imkansızlıklar neticesinde sürdürülemediği ve yeterince desteklenmediği için, arzu edilen sonuç alınamamıştır.
MANDADA BAKIM VE BESLEME:
Manda değişik çevre koşullarında dahi yetiştiricisini tatmin edebilecek derecede uyum kabiliyeti ve verime sahip olan, oldukça kanaatkar bir hayvandır. Sığırla kıyaslandığında daha sert mizaçlı ve huysuz olsa da kısa sürede bakıcısına alışmaktadır. Genellikle kalitesiz, hacimli kaba yemleri çok iyi değerlendirir. Hayvan yetiştiriciliğinde yem önemli bir unsurdur. Giderlerin büyük bir kısmını yemler oluşturmaktadır. Kaba yemler içerisinde kalitesi düşük, sellüloz oranı yüksek olan yemler en ucuz yemlerdir. Mandalar bu gibi yemleri severek yedikleri gibi o oranda da verime dönüştürürler. Yemleme konusunda yapılan araştırmalarda mandaların rumen mikroflorasının sığıra göre daha yoğun olduğu ve bu nedenle kalitesiz yemleri en iyi şekilde değerlendirebildikleri bildirilmektedir. Bu nedenle manda, ekstansif yetiştirmelere en uygun bir mera hayvanıdır. Bataklık ve sazlık meralarda, ucuz kaba yemlerin bulunduğu bölgelerde manda yetiştiriciliği oldukça ekonomiktir. Ancak bu demek değildir ki entansif şartlarda yetiştirilemez. Mandanın kaba yem ihtiyacı karşılandığı sürece bu mümkündür.
Yapılan çalışmalar mandanın kesif yem tüketiminin sığırdan daha az, kaba yem tüketiminin ise daha fazla olduğunu göstermektedir.
Genç mandalar kış mevsimlerinde büyük ölçüde hareketsiz kalacaklarından, yağlanarak kısır kalma olasılığına karşı sadece kuru otla beslenmeleri yeterli olduğundan, kesif yem ya azaltılmalı yada kaba yem kaliteli ise o takdirde kesif yemin verilmesine gerek yoktur. Genç ve kurudaki mandalara verilecek yemler mümkün olduğu kadar işletmedeki mevcut yemlerden karşılanmalıdır. Yemler mutlaka rumeni dolduracak hacimde olmalıdır. Çünkü mandanın rumeni ne kadar dolu olursa, yemden yararlanma kabiliyeti de o oranda artmaktadır.
Gebe mandalarda gebeliğin son iki ayına kadar kaba yem sorunu olmadığı sürece ek bir yem vermeye gerek yoktur. Ek yemleme gebeliğin son iki ayında 1.5-2kg kadar kesif yem verilmesi şeklinde olmalıdır. Gebe mandaların doğumlarına 2-3 gün kalana kadar meraya çıkarılmalarının bir sakıncası bulunmamaktadır. Ancak merada doğurması olasılığına karşı, bu süre içerisinde padokta yada mümkünse ayrılmış doğum bölmesinde tutulması ana ve malağının sağlığı açısından daha uygun olur.
Sağılan (Laktasyondaki) mandaların yaşama ve verim payını karşılayacak miktarda besin maddelerine ihtiyaçları vardır. Uygun bir şekilde yemleme yapılması, kaba ve kesif yemlerin ne miktarda verileceğinin bilinmesine gerek vardır. Yaşama payının tamamı ve verim payının bir kısmı işletmedeki kaba yemlerden karşılanması gereklidir. Verim payının kalan kısmı ise kesif yemden karşılanmalıdır. Ancak verilecek miktar tüketimin sığır kadar olmayacağı göz önüne alınarak ayarlanmalıdır. Verim payı için ihtiyaç duyulan enerji miktarı saptanırken sütteki yağ oranı dikkate alınmalıdır. Manda sütünde ortalama yağ oranı %8dir. Süt yemi hazırlanırken %8 yağlı süte göre rasyon hazırlanmalıdır. Yemdeki protein oranı ise sütteki proteinin iki katı kadar bir değerde olmalıdır.
Manda, suyu çok seven bir hayvandır. Yani Semiakuatik (Semiaquatic) bir özellik gösteririler. Çamur içerisinde yatmayı, suda yüzmeyi sever. Derisinin koyu renkli, kalın ve deri altı ter bezlerinin az olması nedeniyle sıcak yaz günlerinde vücut ısısı yükselir; bundan dolayı hayvan çok rahatsız olur ve verimi düşer. Bu nedenle mandanın serinlemesi için bulunduğu yerde göl, gölet, deniz, nehir ve bataklık gibi su kaynağının olması gerekir. Bu gibi su kaynağının bulunmadığı yerlerde 2-3m derinliğe kadar eğimli rahatça yüzebilecekleri büyüklükte bir havuzun olması yada hiç olmazsa duş sisteminin bulunması yada üzerlerinin hortum ve benzeri araçlarla ıslatılması gereklidir.
MANDADA DOĞUM:
Daha önce de değinildiği gibi mandalar ortalama 10.5 ay (315-319 gün) süren bir gebeliğin sonunda çoğunlukla bir malak doğururlar. Doğum ortalama 5 saat sürer ve çoğu zaman günün sakin saatlerinde, gece ve sabaha karşı, genellikle yardıma gerek kalmaksızın gerçekleşir. Doğum yapacak mandalar mutlaka ayrı bölmeye alınmalı ve ortamda yabancı kimselerin bulunmamasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde mandalar yapıları gereği çok çabuk strese girebildiklerinden doğumda gecikmeye yol açılabilir. Doğumdan hemen sonra malak ana tarafından yalanarak kurulanır. Bu dönemde bakıcıların yada alışkın olduğu kimselerin dışındaki insanların yanına gitmeleri, ananın malağı kıskanarak saldırmasına neden olabileceğinden tehlikeli olabilir.
Doğumu takiben 30dk-2saat içerisinde son (eş,plasenta) düşer. Düşen son derhal hayvanın yememesi için uzaklaştırılmalıdır. Sonun düşmediği olgularda veterinere müracaat edilmelidir. Bazı ergin mandalar ile özellikle manda düvelerinde Prolapsusu uteri ve vagina olguları (vagina yada uterusun yani döl yatağının dışarı çıkması) sığırlara göre daha sık olmaktadır. Bu nedenle doğum yapan manda bir süre gözlenerek daha olayın başında veterinere haber verilerek önlenmelidir.
MALAKLARIN BAKIMI VE BESLENMESİ:
Yeni doğan malaklarda hastalık etkenlerinin girebileceği en kolay yol, diğer hayvanlarda olduğu gibi göbek kordonudur. Bu nedenle doğan malakların göbek kordonları mutlaka temizlenip dezenfekte edilmeli, 1-2 gün içerisinde septisemi serumu enjekte edilmeli, 1-2 saat malağın ağız sütünü alması mutlaka sağlanmalıdır.
Malakların sütle beslenmesi üç şekilde yapılabilir:
a-Malağın Anasına Emzirilmesi: Bu yöntem manda yetiştiricilerinin çoğu tarafından uygulanmaktadır. Yetiştiricilerin bazısı malağı sağımdan önce, bazıları da sağımdan sonra anasına emzirmektedirler. Sağımdan önce emzirilen malak, ihtiyacından fazla, sağımdan sonra emzirilen malak ise ihtiyacından az süt alabilir. Temiz emzirmede ideal usul, ana sağılırken aynı anda ayrılacak memeleri malağa emzirtmektir. Bu şekilde hem malak istenilen miktarda süt içer hem de malağın emmesi ananın süt salgılamasına etki yaptığından sağım işi kolay olur. Malağa verilecek meme sayısı ananın süt verimi ve malağın ihtiyacına göre tespit edilir. Malağın canlı ağırlığının %10�u kadar süt içmesi gerekmektedir. 12 haftalık süt içme döneminin ilk altı haftasında canlı ağırlık artışına paralel olarak süt miktarı artırılır. İkinci altı haftadan sonra süt miktarı tedricen azaltılarak 12 hafta sonunda malak sütten çıkarılır.
b-Malağın Üvey Anaya Emzirilmesi: Bazı durumlarda malaklar üvey anaya emzirtilerek de beslenebilirler. Her ne kadar ana kendi malağından başka bir malağı emzirmek istemese de, biraz sabır ve gayretle yabancı malağa alışması sağlanabilir. Üvey ana, aynı anda kendi süt verimine göre 2-3 malağı beslemesi yönüyle bu tarz bir besleme avantajlı olabilir.
c-Malağa Elden Süt İçirilmesi: Elden süt içirilerek malakların beslenmesi arzulanan bir durumdur. Bu yolla malaklar için süt içirme planı yapılarak, öğün sayısı, içirme zamanı, malağın içeceği süt miktarı gibi birçok bilgiye yer verilir. Süt içirme işlemi sağım zamanı ve anaya bağlı değildir.
Elden süt içirmede, içirilecek sütün sıcaklığı hayvanın vücut sıcaklığında yada ortalama 35oC olmalıdır. Soğuk süt ishale (Gastroenteritis) neden olacağından, soğuk süt içirmekten kaçınılmalıdır. Elden süt içirme programında 12 haftalık süre yeterlidir. İçirilecek süt miktarı malak canlı ağırlığının %10�u kadar olmalıdır. İlk 6 haftalık dilimde malak canlı ağırlık artışına paralel olarak süt miktarı artırılır. İkinci 6 haftalık dilimde süt miktarı tedricen azaltılarak 12 hafta sonunda sütten çıkarılır.
Malaklara elden süt içirme kova yada emzikli kovalarla yapılabilmektedir.
d-Malakların Kuru Ot ve Karma Yem İle Beslenmeleri: Geviş getiren hayvanlarda verimli bir yetiştiricilik yapmanın esaslarından biri de süt içen hayvanların mümkün olan kısa sürede kuru ot ve karma yem yemeye alıştırılmalarıdır.
Malaklar 8-10 günlük iken geviş getirmeye başlar, dolayısıyla bu yaştan itibaren önlerinde bulunan kuru ot ve karma yemleri tüketebilirler. Bu nedenle 10.günden itibaren malakların önünde devamlı olarak malakların önünde karma yem ve yumuşak kuru yada yaş ot bulundurulmalıdır. Bu şekilde kaba yem verilerek rumen gelişimi hızlandırılabilir ve hayvanların yeterince protein ve sellüloz almaları sağlanmış olur.
Malak karma yemleri, erken sütten kesilip kesilmediğine göre %16-18 HP ve enerjisi ise 630 NB civarında olmalıdır. Karma yemler hazırlanırken, sindirilme düzeyinin yüksek olmasına ve içerdiği protein yapısının süt proteinine yakın olmasına özen gösterilmelidir. Bu nedenle pahalı da olsa içerdiği proteinli, süt proteinlerine yakın olan soya küspesi, hatta et-kemik unlarının malak karmalarında kullanılmasında yarar vardır. Malak karma yemlerinde diğer çiftlik hayvanlarının yemlerinde olduğu gibi, arpa,buğday, çavdar, mısır kırmaları, buğday kepeği, yağlı tohum küspeleri,vitamin ve mineral katkıları, tuz ve mermer tozu kullanılır.
Kocatepe Tarımsal Araştırma Enstitüsünde uygulanmış yapay emzirme için süt içirme planı örnek olarak aşağıya çıkarılmıştır.
MALAK YAŞI İÇİRİLEN SÜT (lt/gün)
İlk dört gün Ağız sütü (ad libitum)
1.hafta 3.0
2. � 3.0
3. � 3.5
4. � 3.5
5. � 4.0
6. � 4.0
7. � 3.0
8. � 3.0
9. � 2.5
10. � 2.0
11. � 1.5
12. � 1.0
________ __________
TOPLAM 241.5 lt
Kocatepe Tarımsal Araştırma Enstitüsünde uygulanmış malak başlangıç yemlerinden bir örnek aşağıya çıkarılmıştır.
YEM MADDESİ ADI ORANI (%)
Arpa 30
Buğday 24
Buğday Kepeği 15
Ayçiçeği Tohumu Küspesi 8
Pamuk Tohumu Küspesi 5
Soya Küspesi 15
Mermer Tozu 2
Tuz 0.4
Vitamin Katkıları 0.5
Mineral Katkısı 0.1
TOPLAM 100
SHP (g/kg) = 166.5 NB = 647.9 SHP / NB = 1/3.89
Kocatepe Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde uygulanmış sütten kesilen malaklara uygulanan büyütme yeminden bir örnek aşağıda gösterilmektedir.
YEM MADDESİ %
Arpa Kırması 25
Buğday Kırması 30 SHP = 139.2g/kg
Pamuk Tohumu Küspesi 17 NB = 6.44
Ayçiçeği Tohumu Küspesi 10 SHP = ¼.41
Mermer Tozu 2
Tuz 0.4
Vitamin Katkısı 0.5
Mineral Katkısı 0.1
TOPLAM 100
MANDALARIN INFEKSİYON HASTALIKLARI
1-Sığır Vebası (Rinderpest): Hastalık etkeni Sığır Vebası virüsüdur. Hastalığın belirtileri, göz kapaklarında yangı, gözyaşı akıntısı, dişetleri, dilin alt yüzünde ve mukozalarda yangı ve erozyonlar, şiddetli ishal (gastroenteritis), yüksek ateş ve yüksek oranda ölümdür.
2-Mukozal Hastalığı (VD-MD): Yalancı Sığır Vebası adı da verilmektedir. Etkeni VD-MD virüsüdür; Ölüm oranı düşük olup şiddetli ishal, ağız ve diğer mukozalarda yangı ve erozyonlar, yüksek ateş, sığır vebası ile birlikte karışık (mix) enfeksiyonlar yapabilmektedir.
3-Şap Hastalığı (Foot and Mouth Desease): Etken Şap Virüsü olup dilin üst kısmında, tırnak aralarında,meme derisinde, mide (rumen) mukozasında içi sıvı dolu, sonradan yırtılan kesecikler (aftlar), ağızdan köpüklü yada iplik tarzında salya akıntısı başlıca belirtileridir.
4-Kuduz (Rabies): Etken Kuduz Virüsü olup mandalarda da sığırlara benzer şekilde, saldırganlık, huzursuzluk, felç ve ölüm görülmektedir.
5-Manda Çiçeği (Buffalo Pox): Etken Manda Çiçek virüsü olup meme ve meme başlarında, vücudun diğer bölgelerinde çiçek lezyonları görülür.
6-Barbon (Hemorajik Septisemi): Etken Pasteurella multocida (P.bubaliseptica) adlı bakteri olup yüksek ateş, boğaz bölgesinde sıcak ve ağrılı ödemler, hırıltılı solunuım, ishal, ağrılı öksürük, solunum güçlüğü (genellikle sığırda görülen karın bölgesindeki sancı mandada görülmemektedir.)
7-Verem (Tüberkülozis): Etken Mycobacterium tuberculosis bovis adı verilen bir bakteridir. Belirtiler genel olarak sığır tüberkülozuna benzerse de mandada daha çok çiftleşmeyle bulaşan, genital organ tüberkülozu görülmektedir. Manda bu hastalığa karşı sığırdan fazla dayanıklıdır.
8-Zatülcenp ve Zatürre (Contagious bovine pleura pneumonia): Etken bir bakteri olup adı, Mycoplasma mycoides�dir. Belirtileri, yüksek ateş,öksürük,burundan mukopurulent akıntıdır. Mandalar bu hastalığa karşı dayanıklılık göstermektedirler.
9-Coryza Gangrenosa Bovum (Malignat Catarrhal Fever): Etken CGB virüsüdür. Mandalar bu hastalığa dayanıklı olmakla birlikte zaman zaman sığırlarda olduğu gibi yüksek ateş, gözyaşı akıntısı, burun akıntısı, burun mukozasında yangı, gözde keratitis ve şiddetli ishal. görülmektedir.
10-Cüzzam (Buffalo Leprosy): Etken Mycobacterium leprae adlı bir bakteri olup vücudun değişik yerlerinde, özellikle deri altında 0.5-6 cm çapında şişkinlikler, (sinir dokularında lezyon oluşmaz) nekrotik ülserler oluşur. Bu hastalığa Endonezya�daki mandalarda rastlandığı bildirilmektedir.
11-Brusellosis: Etken Brusella abortus adı verilen bir bakteridir. Gebeliğin ortası yada sonlarına doğru yavru atma, plasentitis ve plasenta retensiyonu (eşin düşmemesi) başlıca belirtileridir.
12-Şarbon (Anthrax): Etken Bacillus anthracis adlı bakteri olup sığırdaki gibi yüksek ateş, sancı, titreme, vücudun değişik yerlerinde ödemler, solunum güçlüğü ve septisemi meydana gelmektedir.
13-Leptosipirozis: Etken değişik leptosipira türü bakterilerdir. Belirtileri, yüksek ateş, hemoglobinüri, anüri, mukozalarda peteşi, anemi, abortus (yavru atma) sarılık (İkterus), dermatitis, snovyitis ve nefritis�dir.
14-Vibriosis: Vibrio fetus var. veneralis adlı bakteri, hastalık etkeni olup belirtileri gebeliğin orta ve sonlarına doğru yavru atma ve plasentitis şeklindedir.
15-Mastitisler: Yüksek verimli mandaların memelerinde çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak yangı, ağrı, kızarıklık, sütün azalması gibi sığıdaki belirtiler şeklindedir.
16-Kuyruk Nekrozu (Arrada, Tail Nekrozis): Etken Corynebacterium bovis adlı bir bakteri olup daha çok iş mandalarının kuyruk uçlarında şişkinlik, soğuma ve duyarsızlık, kılların dökülmesi, kuyrukta gangren ve kuyruğun düşmesi şeklinde görülmektedir.
17-Paratüberkülozis (John�s Desease): Mycobacterium paratuberculosis hastalık etkeni olup sığırdaki gibi kronik enteritis ve zayıflama vardır. Mandalar bu hastalığa karşı direnç göstermektedirler.
18-Ayak Çürüğü (Foot-Rot): Hastalık etkeni Chrysomia bezziana larvası başta olmak üzere Şap, VD-MD gibi hastalıklarda sekonder etkenlerdir. Tırnak aralarında irinli, nekrotik ve kötü kokulu yangı ile karekteristiktir.
19-Deg Nala Desease: Etkenin mantar kökenli bir toksinin olduğu sanılmaktadır. Belirtiler, ergot alkoloidlerinin belirtilerine benzemektedir. Vücudun değişik kısımlarında ödemli şişkinlikler, bacaklar, kuyruk, kulak ve ağız, burun çevresi ile dilde yaygın nekroz, gangren ve ülserler ve bu organ ve dokuların düşmesi karekteristiktir.
20-Osteomyelitis Bubalorum: Hastalık etkeni Clostridium gigas adlı bir bakteridir. Proliferatif periostitis, hasta kemiğin bir bölümünün düşmesi, kaslarda apseler, eklemlerde yangı, burkulma ve kırıkların olması başlıca belirtileridir.
21-Oedamatous Skin Desease (Ödemli Deri Hastalığı): Hastalık etkeni Corynebacterium ovis ve Corynebac. Pseudotuberculosis dir. Karın, iç organlar ve bacaklarda tavuk yumurtası büyüklüğünden karpuz büyüklüğüne kadar değişen şişkinlikler, lenf yumrularında apse ve ülserler başlıca belirtileridir.
22-Aflatoksikozis: Etkenler Aspergillus flavus ve Asp. Parasiticus adlı mantarlar olup bunların toksinleri gerçek hastalık sebebidir. Özellikle gebe mandalarda yavru atma, karaciğer sendromu, karaciğer kanseri, safra kanallarında yangı, yemden yararlanma ve büyüme hızında yavaşlama başlıca belirtilerdir.
23-Ringworm (Trikofitozis): Etken Trichophyton flaviforme adı verilen bir mantar türüdür. Özellikle gençlerde alın, yanaklar, kulak, burun, göz çevresi ve boyunda yuvarlak kuru kepeklenme, kıl dökülmesi ve yangısal reaksiyonlar görülür.
24-Göz Enfeksiyonları: Etken Rickettia conjunctivae�dir. Mandalarda, oftalmia ve keratoconjunktivitis, göz yaşı akıntısı ve irinleşme başlıca belirtilerdir.
Buraya kadar anlatılan infeksiyon hastalıklarının dışında daha birçok infeksiyöz hastalıklar bulunmaktadır. Genel olarak sığır hastalıklarının hemen tümü mandada da görülmekle birlikte bu hastalıkların çoğuna mandalar dayanıklılık göstermektedirler.
MANDALARIN PARAZİTER HASTALIKLARI:
A-Deri Parazitleri:
1-Haematopinus tuberculatus: Mandaların derisi üzerinde kan emerek yaşayan bir bit türüdür.
2-Siphona exigua, S. irritans, S. Sanguinolentus: Mandalardan kan emerek beslenmekte ve deri üzerinde yaralar açmaktadırlar.
3-Black Flies (Simuliidae): Bu sinekler mandalardan kan emerek beslenmekte, yoğun olarak saldırdıkları zaman anemiye neden olmaktadırlar. Kan emme sırasında Şarbon (Anthrax) ve hemorajik septisemi etkenlerini bulaştırmaktadırlar.
4-Myasis�e Neden Olan Parazitler:
a)Chrysomia bezziana ve Chr. megasephala: Asya ve Avustralya�da yetiştirilen mandalarda myasis�e neden olmaktadırlar.
b)Wohlfartia magnifica: Sadece Türkiye�deki mandalar üzerinde bulunduğu ve myasis�e neden olduğu bildirilmektedir.
c)Booponus intonsus: Manda ayağının tırnakla derinin birleştiği bölgede (Corona) myasis�e neden oldukları ve bu sineklerin Filipinler ve Endonezya gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde yetiştirilen mandalarda zararlı olmaktadırlar.
5-Uyuz Etkenleri: Mandada uyuza neden olan uyuz böceği türleri sırasıyla, Sarcpotes scabei variete bubalus, Psoroptes communis variete natalensis, Psoroptes communis variete bos bubalus ve Demodex bovis dir.
6-Keneler: Mandalarda etkili olan kene cinsinin Hyalomma türleri olduğu, buna karşın Avustralya�da mandaların Boophilus microplus türü kenelere karşı çok dirençli oldukları bildirilmektedir.
7-Sülükler: Mandalardan kan emen ve zararlı olan sülük türleri, Asya�da Poecilopdella manilensis (Syn. Hirudinaia) ve Poecilopdella javanica, Avrupa ve Kuzey Afrika�da Hirudo medicinalis, Limnatis nilotica, Hirudo officinalis, Güney Amerika ve Asya�da Haemadipsa silvestris�dir.
8-Onchocerciasis: Bu parazitler mandaların ligamentum nuche, tibiofemoral ligament ve gastrosplenic ligamentlerin bağ dokularında, dalak kapsülünde, arka diz ekleminde, aortun iç yüzeyinde, göğsün alt kısımlarında ve arka ayakların dış yüzeylerindeki noduller içerisinde bulunmaktadır.
9-Parafilariasis: Parafilaria bovicola mandaların derisindeki noduller içerisinde yaşamaktadır. Setaria cervi, mandaların derisindeki noduller içerisinde yaşamaktadır. Setaria cervi, mandaların, periton boşluğunda, ince barsak ve gözlerinde, Setaria digitata ise mandaların göz ve periton boşluğunda yaşamaktadır. Flaria etkenlerinin zararlı deri etkileri deri altındaki nodüllerin açılarak mikroflariaların dökülmesi sırasındaki kanamalardır.
10-Stefanofilariasis: Bu parazitler deri üzerinde kronik ülserler meydana getirmektedirler. Stephanofilaria deodesi, mandaların gözleri çevresinde, boyunun yan kısımlarında, sırt omuz ve gerdanda yaşamaktadırlar. Sebep oldukları hastalığa �Cascado� adı verilmektedir. Stephanofilaria assamensis mandaların derisinde, malpighi plexus�larının altında yaşamaktadır. Sırtta kronik bir dermatitis etkenidir. S. Zaheeri mandaların kulak derisinde yaşamaktadır. S. Andamani mandaların göbek bölgesi derisinde yaşamaktadır.
B-Göz Parazitleri:
1-Lepidoptera: Lepidoptera türleri güve kelebeklerinden olup geceleri mandaların gözyaşı akıntıları ve kan ile beslenirler.
2-Thelaziasis: Göz yaşı bezinin (Glandula lacrimalis) içinde yaşayan bazen de göz kapağının iç kısmında (Conjunktivae) ve üçüncü göz kapağı iç kısmında bulunan nematodlardır.
C-Kan Parazitleri:
1-Plasmodium bubalis: Önemli bir belirtisi bulunmamakta olup vektörü de kesin olarak bilinmemektedir.
2-Babesiosis: Piroplasmosis adı da verilmektedir. Babesia etkenleri manda kanından izole edilmiştir. Ancak mandalarda klinik bulgulara sadece deneysel olarak rastlanılmıştır; buna karşın Babesia etkenlerinin mandalarda hastalık oluşturduğunu bildiren kaynaklar da vadır.
3-Anaplasmosis: Mandalarda hastalık yapan tür, Anaplasma margina _________________ " Ya kimsenin yapmadığı bir işi yapın yada herkesin yaptığı bir işin en iyisini yapın "
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız