işletme kurulması -
BİR SÜT SIĞIRCILIĞI İŞLETMESİNİN KURULMASI
Hayvansal ürünlere artan talep nedeniyle süt sığırı işletmesi kurmak isteyen girişimcilerin sayısı artmaktadır. Bir süt sığırı işletmesi kurulmadan önce bir planlama yapılması gereklidir. İşletmenin başarılı olması için yapılan planlama üretir nasıl, nerede, ne zaman ne ile yapılacağı sorularını cevaplamalıdır. Süt sığırcılığını meslek edinmek isteyen bir yetiştiricinin süt verimini nasıl arttıracağı, finansman ve kredi sağlanmasının nasıl gerçekleştirileceği, ürün pazarlamasının ve kaba yem üretiminin nasıl yapılacağı, verimlilik artışının nasıl sağlanacağı, hayvan sağlığı nasıl korunacağı konusunda bilgili olması gerekir. Yetiştirici bu bilgileri görme yoluyla edinebileceği gibi, ilgili eğitim kuruluşlarından veya bu konuda faaliyet gösteren işletmelerden de elde edebilir.
Bilindiği gibi süt sığırcılığı bir anlamda endüstriyel bir uğraştır. Nasıl bir dokuma fabrikası pamuk vb. hammaddeleri kullanarak tekstil ürünleri üretiyorsa, süt sı-;ırları da kaba ve kesif yemleri kullanarak insan tüketiminde vazgeçilmez yeri olan hayvansal proteinleri üretmektedir. Bu benzetmenin de ilham ettiği gibi üretimin kârlı olması, aile işletmeleri için yeterli gelir sağlaması kullanılan teknolojisinin ni-teliğine ve kullanılan hammaddelerin nitelik ve niceliğine bağlıdır.
Ülkemizdeki bu endüstri aynı benzetmenin öngördüğü gibi, el tezgâhları nitel-iğinde diğer bir deyişle aile işletmeleri niteliğindedir. Ülkemiz köylüsü geleneksel kılarak kendi ihtiyaçları için bir kaç inek besleme alışkanlığındadır. Geçimini yaln-ızca süt sığırcılığına bağlayan büyük işletmelerin sayısı oldukça azdır. Böyle işlet-meler, ihtiyaç fazlası sütün değerlendirilmesinin mümkün olduğu pazar ihtiyacının karşılandığı büyük şehirler ya da süt işleme tesislerinin bulunduğu yerlerde yoğun-laşmaktadır. Yapılan çalışmalar bir aile işletmesinin geçimini sırf süt sığırcılığına sağlaması halinde; yüksek verimli, ortalama günde 15-20 kg. süt veren, kaba yem ihtiyacı, işletme içinden karşılanan 15-20 başlık sağmal sürüye sahip olması gerek-tiğini ortaya koymuştur.
Başarılı bir süt sığırcılığı işletmesinin temel özellikleri şunlardır:
1 ) En fazla verimi sağlayacak üstün sürü idaresi yöntemlerine sahip olmak.
2) Ünite başına yüksek verime sahip materyal ile üretimi sürdürmek.
3) Ünite başına daha az masrafı gerektiren hayvan, barınak ve bilgili idareciler ile çalışmak.
4) Birim ünite için daha az iş gücünü gerektiren düzenlemeleri kullanmak.
5) Birim üniteden daha fazla gelir sağlayacak pazarlama düzenlemesine sahip olmak.
6) Çeşitli konularda benzer işletmelerin üzerinde standartlara sahip olmak.
Süt sığırcılığını meslek edinmek isteyen bir yetiştirici işletmeyi nerede kuracağı konusuna da özen göstermelidir. Süt sığırı işletmesi kurulurken pazara yakınlık, bölgede benzer işletmelerin varlığı, kaba yem üretimi için sulanabilir arazi mev-cudiyeti, makina kullanımına elverişli topraklar gibi koşulları göz önüne alarak ya mevcut bir işletmeyi satın almak ya da yeniden işletme tesis etmek yoluna gidile-bilir.
Bir süt sığırcılığı işletmesinde yatırımların % 55, % 20, % 5, % 1 3 ve % 7'si sırasıyla arsa ve binalara, hayvanlara, makina ve ekipmanlara, yeme, bitkisel üretime harcanır.
Genel olarak kaba yemi kendi işletmesinden sağlayan işletmeler için hayvan başına 4-5 dekar arazi bulunması önerilmektedir. Süt sığırcılığını meslek edinmek isteyen bir yetiştirici hayvansal üretimin yapılacağı materyalin temini konusunu iyi bilmelidir. Burada materyal terimi özellikle kaba yem için yeterli arazi, uygun ba-rınak ve ekipmanlar, yüksek verimli inekler ile tecrübeli bakıcı ve idareci unsurla-r içermektedir.
AHIRLARLA İLGİLİ BİLGİLER
Tarım işletmelerinde, işletme merkezindeki binaların içinde hayvan barınakla-rı önemli bir yer tutar. Özellikle hayvancılık işletmelerinde, hayvan barınaklarının önemi daha da artar.
Ahırlar içinde barındırdıkları hayvanların pahalı ve elde edilen ürünün insan sağlığı ile kalitesinin yakından ilgili olması nedeniyle, planlanmasında özel çaba gösterilmesi gerekir. Ahır planlanmasında yapılan hatalar, işletmenin ekonomikli-liğini azaltması yanında, bazı durumlarda işletmenin kapanmasına da neden olabi-lir.
Ahır, sığırların korunduğu barınak, sağımın yapıldığı, sütün saklandığı ve işlen-diği kısmı ile hayvanlara ayrılan gezinti avlusundan oluşan tarım işletmesinin bir kısmı olarak anlaşılır. Bunun anlamı, bir ya da bir kaç bina ile dışarıya doğru eğim-li bir avlu olarak birlikte planlanan komplekstir.
AHIR YERİNİN SEÇİMİ
Ahırın işletme avlusu içinde, yerini seçerken aşağıdaki özellikleri göz önüne al-mak gerekir.
1 . Kullanılacak iş gücünün en az seviyede olması ve verimli olarak kullanılma-sı sağlanmalıdır.
2. İlerdeki gelişmeleri göz önüne alarak, ahırın büyütülmesi durumunda gerek-li alanı ahır çevresinde bırakılabilecek bir yer seçilmelidir.
3. Yağış sularının, ahırda birikmemesi için avluya dışarıya doğru bir eğim veril-melidir.
4. Sürekli esen rüzgarın konuttan barınağa doğru esecek şekilde, ahır yerleşti-rilmelidir.
5. Yangın emniyeti yönünden, diğer işletme binaları ile arasında uygun bir uzaklık bırakılmalıdır.
AHIRLARIN PLANLANMASI
Ahır, sığırların, gerekli yemin ve elde edilen ürünün muhafaza edildiği bir ta-rım işletmesi binasıdır. Ahır inşasının ana gayesi, sığırların uygun olmayan çevre koşullarına karşı korunmasıdır. Bu nedenle işletme avlusunda bulunan ahırların, hayvancılık işletmelerinde önemli bir yeri vardır. Ayrıca ahırda bulunan hayvanla-rın değeri de yüksektir. Hayvanların ve burada çalışan insanların sağlığının korun-ması, niteliği yüksek ürün elde edilip, bunların niteliğinin bozulmadan depolan-ması amacıyla yapılacak tesislere harcanan paranın çok yüksek olması, ahır plan-lamasında özenli olmayı gerektirmektedir.
Ahır planlanmasında göz önüne alınması gereken ilkeler şunlardır:
1. Ahırda barındırılmak istenen sürünün büyüklüğü bilinmelidir.
2. Otlatma için düşünülen mer'anın büyüklüğü ve işletmede üretilecek yem miktarı hesaplanmalıdır.
3. Danalar ergin hale gelinceye kadar, işletme içinde tutulacak hayvan sayısı belirlenmelidir.
4. işletmede hayvan bakımı ile uğraşacak işçilerin miktarı bilinmelidir.
5. Ahır için ayrılabilecek sermayenin büyüklüğü belirlenmelidir.
6. Sığır yetiştiriciliğinde hangi tip ahırın planlanacağına karar verilmelidir. Ahır tipleri, hayvanlara sağlanan hareket serbestisine ve barındırma yöntemle-rine bağlı olarak belirlenir. Süt sığırı ahırları genel olarak planlanma ilkelerine gö-re bağlı duraklı, serbest ve serbest duraklı olmak üzere üç grup da toplanabilir. Ay-rıca yetiştiricilik yönünden süt ve besi sığırı ahırları olarak da sınıflandırılabilir.
BAĞLI DURAKLI SÜT SIĞIRI AHIRLARI
Bağlı duraklı ahırlarda sığırların dinlenme, yemleme, sulama ve süt sağım işle-ri kendileri için ayrılmış duraklarda yapılır.
Bağlı duraklı ahırlarda sıra sayısı barındırılacak hayvan sayısına göre değişmek-tedir. Genellikle ahırda 10-12 veya daha az sayıda inek varsa ahırlar tek sıralı ola-rak düzenlenirler. Başlangıçta inek sayısı az, fakat gelecekte bu sayının arttırılma-sı düşünülüyorsa, ahırların iki sıralı olarak düzenlenmesi uygundur.
İki sıralı ahırlarda inekler ya birbirine bakacak ya da dışarıya bakacak şekilde düzenlenirler. İnekler birbirine bakarlarsa yemlik yolu ortada, dışarıya bakarlarsa servis yolu ortada olur. Yemlik yolu ortada olunca, yemleme kolay ve çabuk ya-pılmasına karşılık, temizlik ve sağım zaman alıcıdır. Servis yolu ortada olunca, yemleme uzun zamanda, temizlik ve sağım kısa zamanda yapılır. Bu konuda ya-pılan araştırmalar sonucuna göre ahırlarda günlük iş zamanının % 60-65'inin sı-ğırların arkasında, % 15-20'sinin sığırların ön tarafında ve % 20-25'inin ahırın di-ğer kısımlarında geçtiği saptanmıştır. Bu nedenle durakların hayvanlar dış duvar-lara bakacak şekilde planlanması iş gücü bakımından daha uygun olacaktır.
Ahır Tabanının Düzenlenmesi
Ahır planlanmasında bir sığır için gerekli alan, sığırın cinsine, yaşına ve sığırla-rın ağırlığına bağlı olarak değişir. Bu nedenle, ahır tabanı düzenlenirken hayvan-ların cinsi, sayısı (inek, düve, dana, buzağı ve boğa) iyi bilinmelidir.
Bağlı duraklı ahırlarda ahır tabanının düzenlenmesinde en önemli unsur duraklardır. Duraklar uzun, orta ve kısa olmak üzere üç tiptir. Kısa duraklarda hayvanın gübresi doğrudan idrar kanalına düşer, hayvanların meme kısmı temiz kalır ve alt-lık gereksinimi azalır. Buna karşın diz zedelenmeleri sık sık görülür. Uzun duraklarda fazla miktarda altlığa gereksinim duyulmaktadır ve inşa maliyeti yüksektir. Kısa ve uzun durakların sakıncalarını ortadan kaldırmak için orta uzunluktaki du-raklar yapılması daha uygundur. Bir durağı oluşturan kısımlar, yemlik yolu, yem-lik, dikilme platformu, idrar kanalı ve servis yoludur.
Yemlik yolu, yemin yemliklere dağıtılmasında ve yemliklerin temizlenmesinde kullanılan kısımdır. Genişliği yem taşıma yöntemine bağlı olarak değişir. Yemin in-san gücü ile dağıtılması durumunda 80-100 cm, traktörle çekilen bir römorktan yapılması durumunda ise 240-300 cm arasında olmalıdır.
Yemlik, yemlemede yemin konulduğu kısımdır. Yemliğin şekline göre genellik-le 60-80 cm genişliktedir. Yemlik tabanı hayvanın durma yeri ile aynı düzeyde ya da bundan 5-7.5 cm alçakta veya yüksekte olabilir. Yemlikle durma yeri arasında-ki eşik durma yerinden 17.5-20 cm yüksek olmalıdır.
Eşikler fazla yüksek yapılırsa, hayvanlar dinlenirken başlarını yemlik üzerine uzatmayacaklarından geri çekilmek zorunda kalırlar. Bu dikilme platformu uzun-luğunun fazlalaşması ahır genişliğinin ve ahır maliyetinin artmasına neden olur. Dikilme platformu ile yemlik aynı düzeyde olursa, durak maliyetinin düşmesine karşılık, yem kaybı artar.
Dikilme platformu, hayvanların ahırda bulunduğu zamanlarda, yatarak veya ayakta dinlendiği kısımdır. Dikilme platformu uzunluğu hayvanın cins ve ırkına göre kısa, orta ve uzun olabilir. Kısa tip duraklarda dikilme platformu uzunluğu 135-150 cm arasında, uzun tip duraklarda dikilme platformu uzunluğu 180-215 cm arasında ve orta tip duraklarda ise dikilme platformu uzunluğu 150-170 cm arasında değişir. Dikilme platformu tabanı idrar kanalına doğru % 2-4 eğimli ol-malıdır.
Duraklarda her bir inek için belirli bir genişliğin ayrılması gerekir. Durak genişliği, hayvanın ırkına, canlı ağırlığına ve bağlama düzenine göre belirlenmelidir. Dar duraklar ineklerin yatıp kalkmalarını güçleştirir, yaralanmalara neden olur. Çok geniş duraklarda ise hayvanlar durağa paralel yatmayarak birbirlerini rahatsız ederler. Ülkemiz koşullarında 110 cm'lik durak genişliği uygun olur.
Aynı sırada yan yana olan durakları birbirinden ayıran bölmeler, yuvarlak de-mir borudan veya ahşaptan yapılabilir. Bölmeler, yemlik ile durma yerini ayıran eşikten başlayarak servis yoluna doğru 90-105 cm kadar uzatılmalıdır.
İdrar kanalı, idrar ve gübrenin temizleninceye kadar toplandığı yerdir. İdrar ka-nalının genişliği 30-40 cm olabilir. İdrar kanalının daha dar olması, temizliğin ya-pılmasını güçleştirir. Eğer temizlik aletle yapılacaksa, idrar kanalının derinliği ser-vis yolu tarafından 20 cm, dikilme platformu tarafında ise 25 cm olması uygundur. İdrar kanalı, ahır uzunluğu boyunca bir uca veya ortaya doğru % 1-2 eğimli olma-lıdır. İdrar kanalı üzerine yerleştirilen mafsallı bir ızgara hayvanların kuyruklarının pisliğe batmasını ve hayvanların kirlenmesini önler.
Servis yolu, ahir temizliği ile sağım işlerinde kullanılan ve hayvanların ahıra gi-riş ve çıkışlarına yarayan kısımdır. Servis yolunun genişliği, ahır içi temizliğinde kullanılan alet ve ekipmanlara bağlıdır. Tek sıralı ahırlarda bu değer 120-150 cm iken, çift sıralı ahırlarda 150-250 cm arasında değişir. Soğuk bölgelerde tek sıralıların 100 cm, çift sıralıların 120 cm olması yeterli olabilir.
Duraklarda, hayvanın durduğu yer ile yemlik arasında eşik üzerinde, ineğin bağlı kalmasını sağlayan bağlama düzenleri vardır. Bu bağlama düzenleri ineğe, yem yerken, yatarken ve ayakta olduğu zamanlarda yeterli hareket olanağı sağla-malıdır.
Ahır Genişliği
Tek ve çift sıralı ahırlarda, bir durağın boyutlarının toplamı ahır genişliğini ve-rir. Bunlar yemlik yolu genişliği, yemlik genişliği, dikilme platformu uzunluğu, id-rar kanalı genişliği ve servis yolu genişliğinin toplamıdır. Tek sıralı ahırın genişliği = yemlik yolu genişliği + yemlik genişliği + dikilme platformu uzunluğu + idrar ka-nalı genişliği + servis yolu genişliği'dir. Bu uzunlukların bölgelere göre değerleri de şöyledir:
Yemlik Yolu Yemlik Dikilme Platformu İdrar Kanalı Servis Yolu Ahır Genişliği
Soğuk Bölgelerde: 80 70 170 30 100 = 450 cm
Ilık Bölgelerde: 90 70 170 35 110 = 475 cm
Sıcak Bölgelerde: 100 70 170 40 120 = 500 cm
İki sıralı ahırlarda hayvanların birbirine veya dışarıya doğru bakmasına göre farklı olur. Hayvanlar birbirine bakarlarsa yemlik yolu tek, hayvanlar dışarıya doğ-ru bakarlarsa servis yolu tek olur.
Hayvanların dışarıya doğru baktığı çift sıralı ahırların genişliği = yemlik yolu genişliği + yemlik genişliği + dikilme platformu uzunluğu + idrar kanalı genişliği + servis yolu genişliği + idrar kanalı genişliği + dikilme platformu uzunluğu + yem-lik genişliği + yemlik yolu genişliği'dir. Bu uzunlukların bölgelere göre değerleri de şöyle olmaktadır.
Yemlik Yolu YemlikDikilme Platformuİdrar KanalıServis Yoluİdrar KanalıDikilme PlatformuYemlikYemlik YoluAhır GenişliğiSoğuk Bölgelerde: 80 7017030150301707080= 850 cmIlık Bölgelerde: 90 7017035200351707070= 930 cmSıcak Bölgelerde: 100 70170402504017070100= 1000 cm
Ahır Uzunluğu
Tek ve iki sıralı ahırlarda, durak yerinin uzunluğu, durak sayısı ile durak geniş-liğinin çarpımına, yemlik yolu ile servis yolunu birbirine bağlayan geçit yollarının genişliği eklenmelidir. Geçit yollarının genişliği ortalama 90 cm olmalıdır.
Duraklarda barındırılan ineklerden başka, işletmenin sahip olduğu danalar, dü-veler, hasta ve gebe inekler ile boğaların durak dışında ahır içinde özel bölmeler-de barındırılmalıdır. Özel bölmelerin boyutlarının ve buralarda barındırılacak hay-van sayısının bilinmesi gerekir.
Genellikle ahırda bulundurulacak sürü büyüklüğü-nün belirlenmesinde, toplam sürünün % 50'sini sağmal ineklerin, % 50'sini ise genç hayvanların ve boğaların oluşturacağı kabul edilebilir. Özel bölmelerde her bir buzağı için 1 .5x2.0 m, her bir dana için 2.5x3.0 m, gebe inekler ve boğalar için 3.5x4.0 m veya 4.0x4.0 m boyutlarında alan ayrılması uygundur.
Bölmeler birbi-rinden perde duvarlarıyla ayrılmalıdır. Bu duvarların yüksekliği düve ve danaların barındırıldığı kısımlarda 110-120 cm, gebe inek bölmelerinde 125-150 cm, boğa bölmelerindeki duvarlar sağlam ve yüksekliği 160-1 75 cm olmalıdır
Ahır yüksekliği, servis yolu ile tavan veya çatı makası alt kirişi arasında kalan açıklıktır. Ahır yüksekliğinin soğuk bölgelerde 2.40-2.50 m, ılık bölgelerde 2.50-2.75m ve sıcak bölgelerde ise 2.75-3.00 m arasında olması uygundur. Ahır yük-sekliğinin belirlenmesinde ahır hacminden hareket etmek daha uygundur. 500 kg canlı hayvan ağırlığı için 18-20 m' hava hacmi en uygun olanıdır.
Ahır duvarları taş, tuğla, briket ve kerpiç oluşuna göre, farklı kalınlıkta olabilir. Soğuk bölgelerde yapılacak ahırlardaki taşıyıcı taş ve kerpiç duvarların kalınlığı 50-60 cm, tuğla duvarların ise 1 .5 tuğla olması uygundur. Ilık ve sıcak bölgelerde-ki ahır taşıyıcı taş ve kerpiç duvarların kalınlığı 40-50 cm, tuğla duvarların ise bir normal tuğla kalınlığında olması önerilmektedir. Temel ve taşıyıcı duvarların üstü-ne betonarme veya ahşap bir hatıl atılmalıdır.
Ahır Yüksekliği
Ahır yüksekliği, servis yolu ile tavan veya çatı makası alt kirişi arasında kalan açıklıktır. Ahır yüksekliğinin soğuk bölgelerde 2.40-2.50 m, ılık bölgelerde 2.50--2.75m ve sıcak bölgelerde ise 2.75-3.00 m arasında olması uygundur. Ahır yük-sekliğinin belirlenmesinde ahır hacminden hareket etmek daha uygundur. 500 kg canlı hayvan ağırlığı için 18-20 m' hava hacmi en uygun olanıdır.
Ahır duvarları taş, tuğla, briket ve kerpiç oluşuna göre, farklı kalınlıkta olabilir. Soğuk bölgelerde yapılacak ahırlardaki taşıyıcı taş ve kerpiç duvarların kalınlığı 50-60 cm, tuğla duvarların ise 1.5 tuğla olması uygundur. Ilık ve sıcak bölgelerde-ki ahır taşıyıcı taş ve kerpiç duvarların kalınlığı 40-50 cm, tuğla duvarların ise bir normal tuğla kalınlığında olması önerilmektedir. Temel ve taşıyıcı duvarların üstü-ne betonarme veya ahşap bir hatıl atılmalıdır.
Ahır yüksekliği, servis yolu ile tavan veya çatı makası alt kirişi arasında kalan açıklıktır. Ahır yüksekliğinin soğuk bölgelerde 2.40-2.50 m, ılık bölgelerde 2.50-2.75m ve sıcak bölgelerde ise 2.75-3.00 m arasında olması uygundur. Ahır yük-sekliğinin belirlenmesinde ahır hacminden hareket etmek daha uygundur. 500 kg canlı hayvan ağırlığı için 18-20 m' hava hacmi en uygun olanıdır.
Ahır duvarları taş, tuğla, briket ve kerpiç oluşuna göre, farklı kalınlıkta olabilir. Soğuk bölgelerde yapılacak ahırlardaki taşıyıcı taş ve kerpiç duvarların kalınlığı 50-60 cm, tuğla duvarların ise 1.5 tuğla olması uygundur. Ilık ve sıcak bölgelerde-ki ahır taşıyıcı taş ve kerpiç duvarların kalınlığı 40-50 cm, tuğla duvarların ise bir normal tuğla kalınlığında olması önerilmektedir. Temel ve taşıyıcı duvarların üstü-ne betonarme veya ahşap bir hatıl atılmalıdır.
Ahır Tabanı ve Çatısı
Ahır tabanının beton olması, temizliğin kolay yapılması yönünden istenir. Ahır çatısı ahşaptan veya çelik profillerden yapılır. Tek sıralı ahırların çatısı tek eğimli sundurma, iki sıralılarda ise beşik çatılı olması önerilir.
Ahır Pencereleri ve Kapıları
Pencereler ahır içinde yeterli aydınlatma sağlamalı ve güneş ışığının ahır içine girmesine imkan vermelidir.
İki sıralı ahırlarda pencereler karşılıklı uzun duvarlara eşit aralıklarla yerleştiril-melidir. Pencerelerin ahır tabanından yüksekliğinin yemlik yoluna yakın kısımlar-da 1.20 m. hayvanların yaklaşabildiği kısımlarda ise 1.50 m olması uygundur.
Kapılar tek ve çift kanatlı olabilir. Tek bir ineğin geçebileceği kapılar 1 .00-1 .25 m, iki ineğin yan yana geçebileceği kapılar 1.80 m dolayında olmalıdır. Kapı yük-sekliği de 2 m dolayında olmalıdır.
Diğer Ahır Kısımları
Duraklı ahırlarda yemleme, sulama ve sağım işleri inekler için ayrılmış durak-larda yapıldığından bu işler için ayrıca bir yapıya gerek yoktur.
Daha öncede belirtildiği gibi buzağılar ahır içinde, bir yerin ahşap çıtalarla ay-rılması ile barındırılabildiği gibi, ahır dışında buzağı kulübelerinde de barındırıla-bilir.
Buzağilar ahır içindeki özel bölmelerde, ahırın bir köşesinde ot balyaları veya çıtalarla ay-rılan bölmelerde kalırlar. Bu bireysel bölmeler 1 .8x1.2 m veya 1.8x1.8 m boyutla-rında olmalıdır. Buzağıların ilk günlerinde özellikle soğuktan ve hava akımlarından korunmala-rı için, bu özel bölmelerin ahırın korunmuş yerinde olması gerekir. Çünkü buzağı-lar doğumdan itibaren ilk 3 günde 13°C sıcaklıkta, üç haftalık olduklarında ise 8°C sıcaklıkta barındırılabilirler. Yoksa hayvanlar soğuktan hasta olabilirler. Buzağı bölmelerinin ortalama 10-15°C sıcaklıkta tutulması, sağlık ve gelişme yönünden uygun olmaktadır. Ayrıca altlıkların sürekli yenilenerek, hayvanların ıslak altlık üzerinde yatarak hastalanmaları önlenmelidir. Altlık nedeniyle yan taraflardaki çıtalar altta kalırsa, bunların yukarıya çekile-rek çıkarılması gerekir. Yoksa hayvanlar kendi bölmelerinin dışına çıkarlar ve atla-ma, zıplama ile yaralanmalar olur.
Ahır içinde yeterli yer ayrılamayan, iklimi sert olmayan yerlerde ve hasta olan buzağıyı tecrit etmek için buzağılar, buzağı kulübelerinde ve ahır gezinti avlusun-da barındırılabilir. Bu sistemde buzağılar 3-4 aylık oluncaya kadar ba-rındırılabilir. Doğumdan 1-2 gün sonra kulübelere alınan buzağıların doğal çev-reyle kısa sürede uyumları amaçlanmaktadır. Ahşap malzemeden yapılan, kapalı bölümlerin yüksekliği 1 .20 m, genişliği 1.50 m ve uzunluğu 3.00 m dolayındadır. Kapalı bölümün uzunluğu ise kulübe uzunluğunun yarısı kadardır.
Kulübe geçirimli bir zeminin üzerine kurulmalı, tavanı arka kısma doğru eğim-li yapılmalıdır. Kulübenin tabanı da su ve idrar tutmayacak şekilde bir tarafa doğru eğimli olarak yapılmalıdır. Tavanı olan kısmın 3 tarafı kapalı ve önü açık yapılır. Kulübenin bu kısmı rüzgara karşı ve kuzeye gelecek şekilde düzenlenmelidir. Açık olan yönünde yanları tel kafes veya çıtalarla kapalı bir gezinti yeri şeklinde düzen-lenmelidir. Buzağı buraya çıkarak temiz havadan yararlanır ve hareket etmiş olur. Bu kafesli kısım olanaklar ölçüsünde, güney veya doğuya bakmalıdır. Buzağının bölme içinde yatması halinde, doğal hava akımı, hayvanı rahatsız etmeyecek şe-kilde olur.
Kulübenin kapalı ve açık kısmına nem ve su kapları konularak, buzağıların açık ve kapalı yerde en iyi şekilde yemlenmesi sağlanmış olur. Kulübenin rüzgardan et-kilenmemesi için yere iyice tespit edilmesi ve yağış sularının da içerde birikmeme-si için kulübe çevresine küçük bir drenaj kanalı açılmalıdır.
Bölmede buzağıların rahat etmesi için altlık kullanılmalıdır. Kullanılan altlık zeminin kuru tutulmasını, ılık ve yumuşak olmasını sağlayarak, buzağıyı soğuktan korur ve rahat ettirir. Altlık malzemesinin kuru olmasını sağlamak için haftada bir ya da gerektikçe değiştirilmesi gerekir. Kulübeler yetiştirme mevsiminin sonunda kullanıldıktan sonra, iyice temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
Boğa Bölmeleri
Boğalar dinlenme yerinde fakat ayrı ve özel bölmelerde bulundurulmalıdır. Bo-ğa için gerekli bölme boyutları 3.5x4.0 m ya da 4.0x4.0 m olmalıdır.
Boğa bölmesini, ineklerin dinlenme alanından ayıran bölmenin ya da duvarın, yeterli sağlamlıkta yapılması gerekir. Yemleme dinlenme alanında ya da gezinti yerinde yapılabilir.
Gezinme yeri genişliği en az dinlenme yeri genişli-ği ve uzunluğu ise ahır gezinti avlusu uzunluğu kadar olmalıdır.
Boğa bölmesinin yanında, birde aşım durağı olmalıdır. Aşım durakları, taşınabilir ya da sabit olarak yapılabilir. Sabit aşım duraklarının boğa bölmesine bitişik yapılması uygun olur. Ön yüksekliği 110 cm olan aşım durağı-nın, arka yüksekliği 45 cm olmalıdır. Durağın yere tespit edilebilmesi için, topra-ğa gömülü kısımlar 90-100 cm derinlikte olmalıdır.
Altlık ve Kaba Yem Depoları
Altlık ve hayvanların beslenmesinde kullanılan kaba yem yağışlı yerlerde sun-durma çatı altlarında ya da açıkta üzerleri plastik, su geçirmez bir örtüyle kapatılarak ta saklanabilir.
Kaba yemin masraf edilmeden, balyaların üst üste yığılmasından sonra, otarın yağıştan korunması için üzerine plastik ya da su geçirmez bir örtü ile kapatılması gerekir. Otların üzerindeki örtünün rüzgarla uçmaması için üzerinden çapraz şe-kilde iplerle bağlanmalı ya da örtünün etek kısımlarına ağırlıklar asılmalı veya ör-tünün uç kısımları toprağa gömülerek, otların ıslanması ya da dağılması önlenme-lidir.
Otların saklanması için dört tarafı açık, üstü beşik çatılı bir sundurma en uygu-nudur. Buradan otların alınması ve doldurulması kolay olur. Altlık ve kaba yem için bu çatılar altında gerekli hacim ise aşağıda verilen çizelgedeki değerlerden alınarak kullanılabilir. Çizelgenin değerleri otların durumuna göre en büyük ve en küçük değerler arasında bir ton otun hacmini vermektedir.
Depolanacak otun miktarı ise, işletmedeki hayvan sayısına, hayvanların günlük tüketimlerine, beslenme süresinin uzunluğuna bağlıdır. Günde ortalama 3 kg ya-taklık hesaplanmalıdır. Soğuk bölgelerde bu değer yılda yaklaşık 600 kg, ılık böl-gelerde 400 kg olarak kabul edilebilir.
Kaba yem miktarı 500 kg'lık bir hayvan için silaj kullanılıyorsa, günde 6-7 kg, yalnız kaba yem veriliyorsa 10-12 kg olmaktadır.
İneklerin su gereksinimi otomatik suluklar ya da yemlik yanına yapılan şaman-dıralı suluklarla sağlanır. İneklerin su gereksinimi çevre sıcaklığına bağlı olarak, 15°C'de ve günde 50-60 litre, yazın bu değer 100 litreye kadar çıkabilir.
Gübrelik
Ahırın günlük temizliği sırasında dışarıya çıkarılan gübrenin yığılıp, korunduğu bir gübre çukuru gerekir. Gübre çukurlarının hacmi gübreyi yığma yüksekliğine, altlık miktarına ve gübrenin gübrelikte kalma süresine göre değişir. Ahırın günlük temizliği sırasında dışarıya çıkarılan gübrenin yığılıp, korunduğu bir gübre çukuru gerekir. Gübreliğin 3 ya da 6 ayda bir boşaltılacağı varsayılır. Bir sığır için gübre verimi, ayda 0.75-1 .00 m3 arasındadır.
Bir tarım işletmesinde gübreliğin 6 ayda bir boşaltılacağı varsayılırsa 500 kg canlı ağırlık için gübrelik tabanının 3 m2 olması yeterlidir. Gübre 2.5 m yüksekli-ğe kadar yığılabilir. Gübreleri daha yüksek yığma yerine, gübrelik alanını artırma gerekir.
Ahır temizliğinde kullanılan su, ayrı bir septik tankta biriktirilebilir. Ayrı bir sep-tik tank yerine gübrelikle bir şerbet çukuru yapılacak ise, 500 kg canlı ağırlık için 0.5 m3'lük bir hacim hesaplanmalıdır.
BAĞLI DURAKLI AHIRLARIN PLANLANMASINDA UNUTULMAMASI GEREKEN BAZI İLKELER
Sonuç olarak duraklı süt sığırı ahırları planlanırken aşağıdaki ilkelerinde göz önüne alınması gerekir.
1. İki sıralı ahırlarda duraklar, inekler dışa bakacak şekilde düzenlenirse işçilik azalır.
2. Yemliklerin yemlik yolundan daha aşağıda olması yemleme ve temizliği kolaylaştırır.
3. İlerde sürünün büyümesi dikkate alınarak yem saklama yerlerinin genişleye-bilme olanakları sağlanmalıdır.
4. Süt odası, hayvanların olduğu yerden ayrı bir çatı altında olmalıdır.
5. Ekonomik olanaklara bağlı olarak, mümkün olduğu kadar çok alet ve ekip-man kullanılmalıdır.
6. Kaba yem, kesif yem ve altlık gibi malzeme, kullanılacağı yere yakın olmalıdır.
7. İki sıralı duraklı ahırlarda, ahırın iş genişliği 8.20 m'den daha dar olmamalı-dır.
8. Ahır işlerinde gidiş-gelişi alt düzeye indirebilmek için ahır içinde yemlik yo-lu ile servis yolunu birbirine bağlayan geçit yolları yapılmalıdır.
9. Duraklar, hayvan temizliğini kolaylaştıracak, yaralanma ve incinmeleri en alt düzeye indirecek şekilde boyutlandırılmalıdır.
10. Hasta, yaralı, doğumu yaklaşmış inekler ve genç hayvanlar için ahır içinde veya ayrı yapıda özel bölmeler yapılmalıdır.
AHIRLARDA HAVALANDIRMA
Ticari amaçla yapılan süt sığırı yetiştiriciliğinde başlıca amaç, belli bir gidere karşılık en yüksek verimi elde etmektir. Bu ise yeterli beslenme ve uygun hayvan ırkı ile birlikte, ahır içi çevre koşullarının uygun düzeyde tutulması durumunda mümkün olabilir. Süt sığırlarının kapalı ve havasız ahırlarda yetiştirilmesi yaygın bir sorundur. Hayvanları doğal ortamlarındaki şartlara yakın ortamlarda barındırmak bir çok sağlık ve verim düşüklüğü problemini çözecektir.
İyi havalandırılmayan ahırlarda biriken gazlar hayvanın iştahını, yemin düşer. Hava kirliliği aynen insanlara olduğu gibi hayvanlara da zarar verir. Akciğer hastalıkları artar. Gazların kokuları süte geçtiği için sütün tadı ve kokusu bozulur. Bu kadar pis havası olan bir ahıra insan girip de huzur içinde hayvanına doğru dürüst hizmet veremez; bakım, sevk ve idare aksar.
Barınak havasının bileşimindeki oksijen oranı % 11'in altına düştüğünde solunum güçlükleri görülür ve % 7'nin altına düştüğünde ise ölümle sonuçlanır
Süt inekleri düşük sıcaklıklardan çok, yüksek sıcaklıklardan korunmalıdır. Genellikle yüksek sıcaklık ve nispi nem hayvanların iştahını keserek en yüksek verimleri için ihtiyaç duyulan yemin hayvanlar tarafından tüketilmesini azaltır. Bunun yanında, hayvanların hastalıklara yakalanmalarını da kolaylaştırır. Genellikle 24 °C'nin üzerindeki sıcaklıklarda süt sığırlarında süt üretimi düşmeye başlamaktadır. Yapılan araştırmalarda sıcaklığın 35 °C'ye yükselmesinin süt veriminde % 50’ye varan kayıplara yol açtığı görülmüştür.
Kapalı süt sığırı ahırlarda en uygun sıcaklık 10-15°C'dir. Sığırlar terlemeyen hayvanlar olduklarından soğuk çevre şartlarına, sıcak çevre koşullarından daha kolay uyarlar.
Süt sığırlarının açık ahırlarda bulunmaları halinde ise, sıcaklığın sıfırın altına düşmesi bir sorun teşkil etmez. Yapılan araştırmalara göre sıcaklıkta ani ve tekrarlı düşmeler olmadıkça, -18°C ve hatta daha düşük sıcaklıkların sığırların sağlık, verim ve yemden yararlanmaları üzerinde önemli bir değişiklik yapmadığı; süt üretiminin genellikle Holstein ve Brown Swiss ırkı sığırlarda -12 °C'den sonra düşmeye başladığı tespit edilmiştir.
Barınak içinde nispi nemin yüksek olması soğuk mevsimlerde yapı elemanları üzerinde ve içerisinde yoğunlaşarak çürüme ve küflenmenin hızla yayılmasına, ahşap yapı elemanlarının ömrünün kısalmasına, metal yapı elemanlarının arızalanmasına, altlığın aşırı derecede ıslanmasına neden olur. Nispi nemin optimum sıcaklık derecelerinde 70-80 arasında olması gerekir.
Havalandırma sistemleri yeterli miktarda temiz havayı bina içine eşit şekilde dağıtmalıdır.
Havalandırmada hızlı bir hava akımının oluşmasından kaçınılmalıdır.
Hava giriş delikleri alanı, hava çıkış delikleri alanının % 75’i kadar olmalıdır.
Hava çıkış delikleri veya bacalarının kesit alanı en az 40X40; en çok 100X100 cm olmalıdır.
Hava giriş ve çıkış delikleri arasındaki yükseklik farkı en az 400 cm olmalıdır.
Geniş ve hayvan sayısı fazla ahırlarda hava giriş deliklerinin, ahırın iki uzun duvarına uygun aralıklarla yerleştirilmesi iyi sonuç vermektedir. Bu deliklerin boyutları 5x75, 10x35 veya 15x25 cm olabilir.
Hayvan sağlığı için doğal ışık, su ve hava kadar gerekli bir ihtiyaçtır. Bundan başka, ahır içi işlerin yapılabilmesi için ahırda aydınlığın temini şarttır. Süt sığırı barınaklarında aydınlatmanın süt verimi üzerinde de etkili olduğu araştırmalarla saptanmıştır. Özellikle kapalı süt sığırı ahırlarında iyi bir doğal ve yapay aydınlatma sağlandığında süt veriminde % 5-15 oranında artış sağlayabilmektedir.
Soğuk bölgelerde kapalı ahırlarda pencere alanı, taban alanının % 3.5; ılık bölgelerde % 5; sıcak bölgelerde % 10’u oranında olmalıdır.
Doğal ışıktan yararlanılmayan kısımlarda ve akşam karanlığında ahırın yapay aydınlatılmasında 40-50 metrekarelik taban alanı için 100 wattlık ışık yeterlidir. Duraklı ahırlarda ışık kaynağı idrar kanalı üzerinde ve bir sağ ve bir sol tarafta olmalıdır.
BUZAĞILARIN BAKIMI VE BESLENMESİ
Buzağıların Doğumdan sonra hemen beslenmesi
Yeni doğmuş buzağıların sağlıklı olması ve yaşama gücünün arttırılmasında en önemli safha doğan buzağının kolostrumla beslenmesidir. Yeni doğmuş buzağılar için en elverişli besin maddesi kaynağı kolostrumdur. Kolostrumun bir diğer emsalsiz vasfı da hastalıklara dayanıklılık ve enfeksiyonlar için bağışıklık maddelerinin buzağılara sağlanmasında yegane kaynak olmasıdır.
Doğumdan sonra yarım saat içinde sütün alınması ve kolostrumla beslenme sağlanmalıdır. Bu ilk besleme buzağının doğum ağırlığı % 4-5’ine eşittir. 1 lt kolostrum yaklaşık 0,9 kg ağırlıktadır.
Ağız sütü ve geçiş dönemi sütü
İlk 24 saat içinde kolostrum ile ilk besleme ve bundan sonraki iki besleme birlikte buzağının doğum ağırlığının % 12-15’ine eşit olmalıdır. Kolostrumu genel olarak ilk 6-10 sağımdan elde edilen meme salgısı olarak tanımlanmakla birlikte gerçek kolostrum yalnızca ilk sağımda elde edilir. Buzağılamadan sonra 4-5 gün içinde ilk sağımdan sonra salgılanan süt, geçiş dönemi sütü olarak adlandırılır. Kolostrum geçiş dönemi sütüne nazaran daha fazla bağışıklık maddeleri ve daha fazla katı maddeler ihtiva eder. Bilindiği gibi kolostrumda yer alan immunoglobulinler(bağışıklık maddeleri ) buzağıların enfeksiyonlara karşı savaşmasında bünyeyi güçlü kılan anti bodileri oluştururlar.
Geçiş dönemi sütü ise 6. sağımdaki normal sütün bileşimine benzerdir. Birçok ülkede 5. gün(genellikle 11. sağım) dan sonraki sütün, insan tüketimi için satışı serbesttir. Sığır kolostrumu, meme sistemi salgıları ve kan serumu unsurlarının bir karışımıdır. Kan serumu unsurlarında dikkati çekenler, immunoglobulinler ve diğer serum proteinleridir. Kolostrum kuru dönemde meme bezinde birikmektedir. Eğer inek buzağılamadan sağılmışsa, memede doğumdan önce sızıntı olmuşsa veya kolostrum anormal yapıda ise yeni doğan buzağının diğer ineklerden alınan kolostrumla beslenmesi sağlanmalıdır. Kuru dönemin uzunluğu, kolostrumdaki immunoglobulinlerin konsantrasyonunu etkiler. Kuru dönem en azından 40 gün olmalıdır. Yeterli bir kuru dönem uzunluğu, kolostrumda bağışıklık maddelerinin birikmesi için gereklidir.
Normal yağlı süt, % 0,1 düzeyinde immunoglobulin ihtiva eder. Kolostrumun immunoglobulin düzeyi ise %2-23 arasında değişir. Kolostrumdaki katı maddeler düzeyi % 17-36’dır. Diğer bir deyişle kolostrum daha fazla katı madde ve daha fazla immunoglobulin ihtiva eder.
Farklı ineklerin kolostrumundaki immunoglobulin ve katı maddeler düzeyi değişiklik gösterir. Kolostrumun genel görünüşü, onun kalitesi hakkında bir göstergedir. İyi bir kolostrum, yüksek düzeyde katı madde ihtiva etmek ve dolayısıyla daha yüksek immunoglobulin düzeyine sahip olmalıdır. Bu nitelikteki bir kolostrum kıvamlı ve krem gibi olur. Kıvamsız sulu bir kolostrum katı madde muhtevası ve dolayısıyla immunoglobulin içeriği az olduğundan yeni doğmuş buzağılara verilmemelidir.
Doğumdan sonra kolostrumun içirilme şekli
Bazı araştırmalar, buzağıların doğumdan sonra anneleriyle birlikte bırakılmalarının, anneleriyle buzağıyı doğumdan sonra hemen ayırmaya nazaran daha yüksek serum immunoglobulin düzeyine yol açtığını göstermektedir. Bu durum muhtemelen anneleriyle bırakılan buzağıların sindirim sisteminin annenin yalaması dolayısıyla uyarılmasından ileri gelmektedir. Bazı yetiştiriciler doğumdan kısa bir süre sonra veya hemen sonra ayırmayı tercih ederler. Eğer buzağı ilk ve ikinci yemlemede yeterli miktarda kolostrum alıyorsa iki sistem arasında bir fark yoktur. Öte yandan bazı araştırmalar buzağının annesi ile birlikte kalma süresi uzadıkça ölüm oranının arttığını göstermektedir.
Buzağıların anneleriyle uzun bir süre(12 saatten fazla) bırakılmalarının bir mahzuru da emme dolayısıyla memenin zarar görebilme riskidir. Eğer buzağılar çok zayıf ise kolostrum bir mide hortumu veya ozefagal içiriciler yardımıyla zorla içirilebilir.
Buzağılara süt içirmenin öğretilmesi
Buzağılara süt emzikli kova, biberon veya çık kova ile verilebilir. Emzikli kova veya biberon, buzağıları daha yavaş içmeye zorlar. Ayrıca bu usulün de sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açma bakımından daha elverişli olduğu düşünülmektedir. Bu sistem kullanılıyorsa her seferinde kova ve emzikler iyice temizlenmelidir. Aksi taktirde açık kovadan içmeye nazaran daha fazla problemlere yol açar. Emzikli kova veya biberon yada kova ile süt verilirken buzağının başı yukarıda tutulmalıdır. Eğer buzağı doğumdan hemen sonra anasından ayrılmışsa buzağıya süt içirilmenin öğretilmesi gerekebilir. Bu maksatla,
1) Buzağı bir köşeye sıkıştırılır
2) Vücut ısısında süt bulunan kovaya el daldırılır ve bu arada buzağının başı, buzağı bu iki parmağı emerken kovaya doğru çekilir.
3) Daha sonra buzağı sütü ağzına emerek çekmeye başlayınca parmaklar çekilir. Sütün sıcaklığının vücut sıcaklığında olmasına dikkat edilmelidir.
Buzağıların doğumlarından sonra ilk 24 saatte yüksek sıcaklık dolayısıyla sıcaklık stresine maruz kalmaları önlenmelidir. Yüksek sıcaklık bu dönemde buzağı serum immunoglobulin düzeyini azaltmakta ve buzağı ölüm oranını arttırmaktadır. Bu maksatla dışarıda doğan ineklere gölgelik sağlanmalı ya da içeride doğum yaptırılmışsa, yeterli havalandırma bulunması temin edilmelidir. Aşırı soğuk havalarda özellikle fazla rutubetli altlık bulunması ve diğer yönetime ilişkin hatalarla birlikte buzağı ölüm oranını arttırır.
Sütle besleme
Genç buzağıların beslenmesinde sınırlı düzeyde normal süt ve uygun düzeylerde buzağı başlatma yemleriyle besleme en iyi yoldur.
Süt ikame yemleri de sütten daha ucuz olduğundan diğer bir besleme biçimidir. Süt ikame sıvıları ile beslenen buzağılar da yeterli büyüme gösterirler ancak genel görünüş olarak normal sütle beslenen buzağılara nazaran daha gösterişsiz, kavruk kalmış bir yapı gösterir.
Normal gelişme gösteren veya satış maksadıyla büyütülen buzağıların daha besili ve gösterişli olmasını sağlamak için normal sütle beslenmesi gerekir. Ancak buzağı dönemindeki gösterişin ergin büyüklük ve verim kabiliyetiyle ilgisi bulunduğunu gösteren bir kanıt yoktur.
Tavsiye edilen günlük yemleme şeması aşağıda gösterilmiştir.
(1)
Buzağı Doğum Ağırlığı
Yaş(Gün) Süt Tipi 23 35 45
Her İçirimde Günde Her İçirimde Günde Her İçirimde Günde
0-5 Kolostrum ve Geçiş Dönemi Sütü 0.9-1.2 1.8-2.4 1.4-1.8 3.2-3.6 1.8-1.4 3.6-4.8
(2)
6-Sütten Kesim Yağlı Süt 0.9-1.2 1.8-2.4 1.4-1.8 3.2-3.6 1.8-1.4 3.6-4.8
Sınırlı sütle günde 2 kez besleme planı
(1) 3-5 günlük buzağı başlatma yemi konur ve buzağıların 5-8 haftalık yaşta sütten kesilmesi sağlanır.
(2) Buzağıların sütten kesiminden önce vücut ağırlığının %1 düzeyinde buzağı başlatma yemi tüketiyor olmalıdır.
İyi, dikkatli yemleme ve yönetim ile iri yapılı ırklar, 5 haftada 122 kg taze veya fermente süt ile ilk 5 günde verilen 20 kg çeşitli nedenlerle satılamayan süt kolostrum ve geçiş dönemi ile sütten kesilebilirler.
8 haftada sütten kesim ise ilk 5 günde verilen 20 kg kolostrum ve geçiş dönemi sütü ile 210 kg süt gerektirir. Bu arada buzağı başlatma yemi, her zaman yemliklerde hazır bulunmalıdır.
Süt ile aşırı besleme, sindirim bozuklukları ve ishale yol açar. Buzağılar içebilecekleri süt ile beslenmektedir. Sütün kalite ve miktarında yapılacak ani değişiklikler sindirim rahatsızlıklarına yol açar. Sindirim bozukluklarından kaçınmak için her öğünde verilen süt ölçülmeli veya ölçekli kaplarda verilmelidir.
Çeşitli ırklarda sütün yağ ve katı madde bileşimi :
Süt Unsuru Holstein Jersey
Yağ (%) 3.6 5.0
Toplam Katı Madde 12.2 14.0
Eğer süt daha fazla yağlı ise (% 5.5) daha az yağı sütte (%3.5) ikame edilmelidir. Böyle bir işlem bir kısım ılık su; 3.5 kısım yüksek yağlı süt karışımıyla sağlanabilir. Böylece sindirim bozuklukları ve ishal önlenir.
Daha az yağ ihtiva eden sütlerin fazla yağlı süt yerine kullanımı halinde sindirim bozuklukları oluşmaz.
Verilecek süt miktarı, buzağının canlılığına, sütün yağ düzeyine ve buzağının doğum ağırlığına bağlıdır. Kural olarak her 10-12 kg doğumda vücut ağırlığı için günde 1 kg süt verilir. Bu kural, emniyetli bir yol olup buzağılar sütten kesilene kadar bu miktarlarla beslenebilir.
Buzağılara verilecek süt miktarı en az doğum ağırlığının % (‘i, en fazla % 10’u olmalıdır.
Sütün sınırlı verilmesi
Fazla sütle beslenen buzağıların yeterli miktarda kuru yem alamama riski vardır. Kontrollü miktarda sütle beslenen buzağılarda ağırlık artışı daha ziyade buzağı besleme yemi tüketiminin artmasından sonra oluşmaktadır. Buzağılara verilen süt taze, temiz olmalıdır. Sütün sıcaklığı 38C’ye çıkarılabilir. nispeten yaşlı buzağılar için sütü ısıtmak gerekmeyebilir. Kan damarlarındaki yırtılmadan oluşan kanlı süt, emniyetle buzağılara verilebilir. Ancak vücut sıcaklığı da artmış hasta hayvanlardan alınmış süt verilmemelidir. Çünkü zararlı bakterilere sahiptir.
Mastitis ve antibiyotik tedavisi görmüş ineklerin sütünün içirilmesi
Süte ilişkin kanuni standartları sağlamayan sütlerin çoğu, buzağı beslemesinde kullanılabilir. Aşikar bir biçimde genel görünüşü anormal olan süt, vücut ısısı yüksek halde hayvanların sütü ve antibiyotikle tedavisinden sonra alınan ilk süt içirilmemelidir.
Mastitisli süt veya mastitis tedavisi görmüş ineklerin sütü eğer buzağılar hemen süt içmeden hemen sonra en azından yarım saat ferdi bölmeye alınarak diğerlerinden ayrılıyorsa kullanılabilir. Mastitisli süt ile beslenen buzağıların birbirlerini emmesi sonucu Mastitisi rudimanter meme başı aracılığıyla mastitis bulaştırır ve mastitis problemine yol açar.
Mastitisli süt tüketen buzağılar mastitise yol açan organizmaları barsak yoluyla geçirmezler.
Antibiyotik tedavisi görmüş ineklerin sütü, o ilaç için öngörülen süre zarfında satışa sunulamaz. Antibiyotik ihtiva eden süt veya süt ikame yemleriyle beslenen buzağılar içerdikleri antibiyotik vücutta elimine edilene kadar kesilmez.
Fazla geçiş dönemi sütünün normal süt yerine ikame edilmesi
Doğumdan sonra 6. sağımdaki sütün bileşimi, normal sütle aynıdır. Elde ihtiyaç fazlası geçiş dönemi sütü varsa bu süt % 15-16 katı madde ihtiva ettiğinden 1 kısım su / 3 kısım süt şeklinde seyreltilerek katı madde kapsamı % 12-13’e düşürülerek verilmelidir. Böylece sindirim rahatsızlıkları önlenmiş olur.
Normal süt yerine kullanılan diğer ikameler :
Yağsız süt:
Buzağıların 3 haftalık yere kadar normal sütle beslenip daha sonra müteakip hafta içinde tedricen yağsız süte geçilebilir. 6-8 kez yağsız süt, 4,5 kg normal(Yağlı) sütün yerini tutabilir.
Süt ikame yemleri
Buzağılar 4-6 günlük yaştan sonra süt ikame yemi ile beslenmesi mümkündür. Ancak çoğu yetiştiriciler 10-14 güne kadar normal yağlı sütle besledikten sonra tedricen süt ikame yemlerine geçilir. Süt ikame yemleri kuru madde esası üzerinden normal sütten daha az yağ ihtiva ederler. Bir çok süt ikame yemi normal sütün % 75-85’i düzeyinde(kuru madde esasına göre) enerji içerir. Süt ikame yemleriyle beslenen buzağılar, normal sütle beslenenlere nazaran çok az bir ağırlık azlığı gösterir. Bu sağlıksız bir belirti değildir. Çünkü asıl amaç yeterli iskelet büyümesi gösteren sağlıklı bir sütten kesim sağlanmalıdır.
Süt ikame yemleri kullanımına ilişkin öneriler aşağıda sunulmuştur. Bu planların tümünde kolostrumu ve geçiş dönemi sütü buzağılar 4 günlük oluncaya kadar verilmelidir.
Birçok ülkelerde süt doğumdan sonra 6. güne kadar satılamaz. Bu yüzden fermente edilmiş, dondurulmuş buzdolabında muhafaza edilen kolostrum veya diğer yağlı sütle kullanılarak 14 gün sütle beslemeye devam etmek gerekebilir.
Doğum Ağırlığına göre her içirilişte verilecek miktar
Yaş(gün) Sistem 23 35 45
0-5 Kolostrum ve geçiş dönemi sütü 0.9-1.2 1.4-1.8 1.8-2.4
6-14 Süt ikame Yemleri (1,2,3) süt ikame su süt ikame su süt ikame su
0.09 0.82 0.14 1.3 0.2 1.6
15-sütten kesim Süt ikame Yemleri(4) 0.14 1 0.18 1.32 0.23 1.7
1) Kullanılan süt ilave yemin kullanımı yönergesine uymalıdır.
2) Yağlı süt 14 güne kadar kullanılıp sonra tedricen süt ikameye geçilebilir.
3) 9 kısım su, 1 kısım süt ilave oranı(%10’luk solüsyon)
4) 7 kısım su, 1 kısım sütünü ilave oranı (%12’lik solüsyon) kullanılabilir.
Süt ikame yemlerinin amacı sütü taklit etmelidir. Bu sistem ekonomik olduğu taktirde sütün yerine ikame edilebilir. Çeşitli firmalar bu konuda ülkemizde de ürünlerini pazara sokmuş bulunmaktadır. Süt ikame yeminde kullanılan protein ve yağ kaynağına göre kalitesi de değişmektedir.
Süt ikame yemleri hazırlanışında kullanılan su 43C olmalıdır. Karışım katıldıktan sonra 38C’ye düşer. Süt ilave yemleri kuru ve temiz ortamlarda saklanmalıdır.
Süt ve süt ikame yemlerinin verilme metodları
Buzağıların çoğunun 5-8 haftada sütten kesmek mümkündür. Hangi sistem kullanılırsa kullanılsın, bir buzağı sütten kesilmeden önce en az canlı ağırlığının %1’düzeyinde buzağı başlatma yemi tüketiyor olmalıdır. Ayrıca arzu edilen yaşta arzu edilen gelişmeyi göstermeyen hayvanlar sütten kesilmemelidir. Arzu edilen sütten kesim yaşından önce kuru yem tüketimi süte veya süt ikame içermenin sonundaki kısma katarak verilmek suretiyle özendirilmelidir. Ayrıca verilen kaba yem miktarı sınırlanarak buzağı besleme yemi alımı teşvik edilir. Böylece rumen gelişimi sağlanır. Buzağıların 3 ünden itibaren çok iyi kalite buzağı başlatma yemi verilerek 21-24 günde sütten kesilmesi de mümkündür. Ancak bu usulde arzu edilen yaşta yeterince buzağı başlatma yemi tüketimi sağlanmış ise başarılı olunabilir. Bu yöntemle sütten kesilen buzağılar, sütten kesimi takiben 7-10 gün bocalama gösterir. Daha sonra en az 0,9 kg buzağı başlatma yemiyle birlikte kaba yemi de yeterince tüketecek seviyeye geldiğinde bu aksaklıklar ortadan kalkar.
Buzağılar sütten kesilmeden önce yeteri miktarda kuru yem tüketiyor olmalı ve güçlü sağlıklı yapıda olmalıdır. Sütten kesim sistemi ile ölüm oranı yakından ilişiklidir.
Öğün sayısı
Buzağıların çoğu günde 2 kez beslenir. Zayıf buzağılar daha çok öğünde beslenebilir. Eğer günde 2-3 kez besleme yapılıyorsa toplam süt ve süt ikame miktarı eşit kısımlara bölünmelidir. Günde 1 kez süt içirme metodu da bulunmaktadır. Ancak günde 1 kez içirmede çok dikkatli olunmadığı taktirde ishal riski vardır.
Buzağı başlatma yemleri
Buzağıların rumen gelişmesinin uyarılması bakteri ve protozooların arttırılması için kuru yem alımı mümkün olduğunca erken başlamalıdır. 3-4 günlük yaştan itibaren iyi kaliteli buzağı başlatma yemi buzağıların önünde hazır bulunmalıdır. Gereğinden fazla süt ya da süt ikame yem alan buzağıların buzağı başlatma yemi tüketim miktarı azdır. Yüksek düzeyde sindirilebilir buzağı başlatma yemlerinin verilmesi rumen mikroflorasını ve rumen dokusunu uyarır. Bu mikroorganizmalar hızla çoğalır ve fermantasyon esnasında uçucu yağ asitleri(asitik, propiyonik, bütirik asit) üretir. Bu asitler ise rumen papilla gelişimini teşvik eder. Buzağı sütten kesilmeden önce rumen mikroplarının yeterli miktarda olması gerekir. Buzağıların sütten kesilmeden önce 100 kg’lık vücut ağırlığı için en az 1 kg buzağı başlatma yemi tüketmeleri sağlanmalıdır. Eğer uygun bir bakım ve besleme takip edilirse 4 aylık yaşta tam ergin bir hayvan ölçüsünde rumen fonksiyonu gösterebilirler.
Uygulanan yemleme yalnızca ağırlık artışı sağlamak yönünde değil fakat aynı zamanda bir gelişmeyi sağlamalıdır. Doğumdan erginliğe kadar yağlandırıcılı bir besleme meme bezinde yağ depozitleri oluşmasını sağlar. Bu durum ise buzağının gelecekteki süt üretim kabiliyetini düşürür. Kendi yaşlarına göre gerekli ağırlığa sahip fakat yağlı düveler buzağılama güçlüklerine ve metabolik rahatsızlıkları aynı ağırlıktaki iyi gelişmiş düvelere nazaran daha eğilimlidir.
Holstein buzağılarında tavsiye edilen günlük ağırlık artışı ve ortalama doğum ağırlığı ve çeşitli yaşlardaki ağırlıklar
Yaş (ay) Ağırlık Aylara göre günlük ortalama(1) ağırlık artışı (kg/gün)
Doğum 43 -
1 53 0,330
2 73 0,650
3 98 0,800
4 123 0,850
Doğumdan 4. aya kadar ortalama ağırlık kazancı Holstein buzağılarında (0,68) kg dır.
Doğum ve doğumdan sonraki 3 günlük dönem
Yemleme programı:
Buzağılar hastalığa dayanıklılık unsurlarından yoksun ola-rak doğarlar. Bu sebeple yeni doğmuş buzağıların doğar doğmaz yarım saat için-de 1-2 litre kolostrum almaları sağlanmalıdır. Kolostrum doğumdan sonraki 2-4 sa-at içinde de verilebilir. İlk 24 saat içinde vücut ağırlığının % 8-10'u olan 4-6 lt. ko-lostrum içirilebilir. Kolostrum buzağının etkin bir biçimde yalnızca hayatının ilk bir kaç saatinde absorbe edebileceği antibiyotikleri ihtiva eder. Buzağıların ilk üç gün içinde günde iki kez 2-3 lt. düzeyi kolostrumla beslenmeleri sağlanmalıdır. Kı-saca buzağının tercihen ilk 1/2 saat içinde aldığı kolostrum bağışıklık maddelerini sağlar. Kolostrum (diğer 3 güne kadarki dönemde ise) buzağının ihtiyaç duyduğu yüksek düzeyde enerji ve protein ve vitamin-A ihtiyacını sağlar.
Çeşitli sebeplerle kolostrum verilmediğinde ikame olarak 1 yumurta 0.3 litre su, yarım çay kaşığı hint yağı (0.6) litre normal süt karıştırılarak doğumdan sonra 3 gün günde 3 kez buzağa yedirilir.
Yönetim:
Doğum bölmesi hayvanların en az kesafette birarada bulunmalarını sağlayan ve fakat hayvanları gözlemlemeye en elverişli alanda yer alnıalıdır. Do-ğum bölmesi kolayca temizlenebilir döşeme ve duvar yapısında ve doğunıdan ön-ce hazırlanmalıdır. Daha önceki kalıntı altlık uzaklaştırılıp duvarlar ve zemin de-zenfektan ile ilaçlanmalıdır. Eğer doğum merada olacaksa iyi drenajlı ve kötü ha-va koşullarından korunmalı alanlar doğuma ayrılmalıdır.
Doğumdan hemen sonra veya mümkün olduğunca çabuk göbek kordonu, gö-bekten itibaren 10-1 5 cm'den kesilir ve göbek kordonu iodin solusyonu veya özel iyotlu sprey ile dezenfekte edilmeli ve bu işleme 2-3 gün devam edilmelidir. Gü-nün sonunda buzağı anasından ayrılmalıdır. Buzağı yetiştirmede çeşitli problem-leri bulunan sürülerde aşağıdaki pratiklere başvurmalıdır.
1) İlk 3-5 gün günlük antibiyotik injeksiyonları yapılabilir.
2) Buzağı başına veterinerin öngördüğü düzeyde vitamin A-E-D peraparatları verilmelidir.
3) Antiserum verilebilir.
4) Veterinerin uygun göreceği diğer tedbirleri alabilir.
Buzağıların Barındırılması: Buzağılar ayrı bölmelerde barındırılmalı ve bu iş-lem sütten kesimden sonra, birinci haftaya kadar sürdürülmeli. Buzağılar birarada bulundurulacaksa buzağı başına 2-3 m2 iyi altlığa sahip alan sağlanmalıdır. Ferdi bölmelerde bulunan buzağıya (60x120) cm alan sağlanmalıdır.
Vantilasyon: Temiz hava gereklidir. Kışın günde dört defa, yazın 15-30 defa te-miz hava değişimi sağlanmalıdır. Ergin ahırından gelen hava asla buzağı bölmele-rine verilmemelidir.
Sıcaklık: Kapalı barınaklarda kışın 10-12°C idealdir.
Buzağı Kafesleri (Kulübeler): Buzağıların dışarda kafes biçimi özel yapılarda bulundurulmaları eğer yeterince yataklık varsa en iyi usuldür. Eğer bir buzağı has-ta olursa içeri alınmalıdır. Bu şekilde yapıda bulunan buzağılar günde iki kez yem-lenmelidir.
Doğumda bir buzağının sindirim sistemi gelişmemiştir. Ergin sığırın aksine bu-zağıda rumen (işkembe) görev yapacak durumda değildir. Süt özefagal yarık ara-cılığı ile rumenden direk geçerek obamasuma ulaşır. Rumen eğer buzağı sürekli sı-vı yemlerle beslenirse gelişmeden uzun süre kalır. Hayatın ilk haftasında buzağı başlatma yemleri tükettirilmesi, rumen gelişimini stimüle eder (uyarır). Rumen ge-rekli gelişimini 2-3 aylık yaşda tamamlar, görev yapacak hale gelir. Bu sebeple bu-zağılara 4 günden sütten kesime (4-6 haftalık yaş) kadar süt veya süt ikame yem-leri verilmelidir. Hergün temiz ve taze su sağlanmalıdır. 4. günden itibaren % 16 protein düzeyli buzağı başlatma yemi hayvanın önünde hazır bulundurulmalı ve hayvanın yiyebildiği kadar alması sağlanmalıdır. Buzağı başlatma yemi 675-920 gr. civarında (canlı ağırlığın yüzde bir düzeyi) tüketilmeye başlandığında süt ika-me yemi kesilebilir. Böyle bir işlem en erken 4-6 haftalık yaşta oluşur. Buzağının yeterince buzağı başlatma yemi tükettiğinden emin olmadan süt ikame yemi kesil-memelidir. Sütten kesimden bir süre önce süt ikame yeminin azaltılması önerilir. Böylece sıvı yemden kuru yeme dereceli geçiş sağlanarak kuru yem tüketimi özen-dirilir.
Buzağıların besin madde ihtiyaçları aşağıdaki tablolarda verilmiştir.
Tablo 4.3. Buzağıları Tam Yağlı ve Yağsız Süt İçme İle Sütten Kesme Programı. Haftalar Tam Yağlı Süt (I) Taze Yağsız (Süt)' (I) Su (I) Karma Yem Nitelikli Kuru Cıt 1 -3 gün 3 - - - - 4-6 gün 4-5 - - - Devamlı 7 gün 6 - - - Önünde 2 6 6 - - bulundurulur 3 4 4 - 0.1 alıştıktan sonra 4 2 6 - 0.2 yiyebildiği 5 1 8 - 0.3 kadar 6 - 8 - 0.4 - 7 - 8 - 0.6 - 8 - 8 - 0.8 - 9 - 8 1-2 1.0 - 10 - 6 2-3 1.2 - 11 - 4 4-5 1.4 - 12 - 3 6-8 1.5 - Toplam 100 ~ ---- 470 ~ ~ - ': Yağsız sütte günlük 60 g antibiyotik ve vitamin ilavesi yapılmalıdır. Kaynak: Sarıcan, C. (1994). Sığır Yetiştiriciliği ve pratik besleme.
Tdblo 4.4. t3uzağı l3aşlatma Yemi Karışım Urnekleri Yemler Buzağı Başlatma Karışımlar % (a) 1 2 3 4 5 Mısır 35 40 21 27 46 Yulaf 30 27 20 20 30 Kepek - - 15 10 - 5oya fasülyesi küspesi 22 20 1 1 1 5 21 Keten Tohumu küspesi - - 10 - - Kurutulmuş Mısır özü ~ - - 15 - Kurutulmuş Yonca Unu - - 5 - - Melas 10 10 5 10 - Kalsiyum ve Fosfor Ek Yemi 2 2 2 2 2 İz Minerallendirilmiş Tuz 1 1 1 1 1 a: Her kg karışıma 5500 IÜ vitamin A, 660 IÜ vitamin D ve 22 mg klortetresilin (Auromisin) veya oksitetrasilin (Teramisin) ilave edilir. Kaynak: Tuzemen N; 1990. Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fa- kültesi Ders Notu: 123.
Yönetim: 5-10 günlük yaşta boynuz düğmeleri elektrikli boynuzsuzlaştırıcı ve- ya kimyasal boynuz körelticileri kullanarak yok edilir. Erkek buzağılar ihtiyaç du- yulursa kastre edilebilir.
Sütten Kesim - Dört Aylık Yaş
Yemleme Programı: %16 protein düzeyli buzağı başlatma yemini günde bir buzağıya 1 .85 kg. tüketim düzeyinde vermelidir. Önce hayvana iyi kaliteli kaba yem konulur. Bu dönemde silaj verilmemelidir. Çünkü yüksek elyaf muhtevası yem alı- mını sınırlar.
Yönetim: 3-4 aylık yaşta hayvan Brucellosis ve diğer o bölgede lüzum görülen hastalıklar için aşılatılır. Buzağıların iç parazit mücadelesi yapılır.
Buzağı başlatma yeminin % 16-18 ham protein, % 2 ham yağ, % 10 ham se-lüloz %2 vitamin mineral karışımı düzeyinde olması önerilmektedir.
Aşağıda sütten kesim (4 ay) arası dönem için çeşitli buzağı başlatma yemi ör-nekleri verilmiştir.
Tablo 4.5. Sütten Kesim-4 Aylık Yaş Arası Dönem İçin Buzağı Başlatma Yem Örnekleri.
Buzağı büyütme yemi buzağılara bir günde bitirebilecekleri kadar önlerine ko-nulmalı, aynı anda buzağıya kuru ot da verilmeye başlanmalıdır. Böylece buzağı-nın erken yaşda geviş getirmeye başlaması sağlanmış olur. Kuru otun kaliteli olma-sı gerekir.
Yukarıdaki karışımlardan 6-16 aylık dönemlerde başlangıçda, ağır ırklara 2.0 kg. hafif ırklara 1 .5 kg verilir. Sonra yavaş yavaş artırılarak 2.5-3.5 kg.'a çıkarılabi-
Buzağı büyütme yemi buzağılara bir günde bitirebilecekleri kadar önlerine ko ' nulmalı, aynı anda buzağıya kuru ot da verilmeye başlanmalıdır. Böylece buzağı-nın erken yaşda geviş getirmeye başlaması sağlanmış olur. Kuru otun kaliteli olma-sı gerekir. |